

Viktorya dönemi öncesi Londra’da her beş kadından biri bedenini satarak geçimini sürdürmektedir. İngiliz aristokrasisinde söz sahibi kişiler bu kadınların bedenlerini satın almaktadır. İngiltere böyle bir toplumsal yapının içindeyken bazı kadınlar genelev işleterek para kazanır. Bu kadınlardan biri olan Margaret Wells, Londra’da genelev işleterek gelir elde eden bir kadındır. Çalıştırdığı kızlarını yüksek meblağlara pazarlar. Müşterileri genellikle İngiliz asilzadeleridir. Ancak bir gün tutucu bir grup tarafından baskına uğrar. Tutucular fahişeleri günahkarlar olarak tanımlamaktadır. Bu baskın sonrasında Margaret Wells mahkemede hakim karşına çıkar. Suçlamaları reddeder. Hakim davayı düşürür ve 100 pound’lık bir cezayı uygun görür. Ancak Margaret’ın bu cezayı ödeyecek parası yoktur. Çareyi öz kızını pazarlamakta bulacaktır!
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
18. yüzyılda şu an Belçika’nın bulunduğu bölgede önce Fransa-Avusturya savaşıyla sonra da Avusturya aristokrasisiyle ezilen halkın tek umudu ünlü haydut Jan de Lichte olmuştur. Köylerden ve şehirlerden kovulan halkın yaşayabilecekleri tek yer ormandır ve burada yaşayan kovulmuşlar, aristokrasiye karşı bir araya gelip Jan de Lichte’in önderliğinde birleşmeye başlarlar.