

The Magic of Belle Isle
“Adanın Büyüsü”
Alkol bağımlısı ve tekerlekli sandalyeye mahkûm ünlü bir Batı romanı yazarı Monte Wildhorn (Morgan Freeman), yeğeni tarafından yazma ilhamını yeniden bulması umuduyla küçük Belle Isle kasabasında bir eve yerleştirilir. Başlangıçta huysuz ve içe kapanık olan Monte, komşusu bekar anne Charlotte O'Neil (Virginia Madsen) ve üç kızıyla tanışır. Özellikle en küçük kız Finnegan (Emma Fuhrmann), Monte'un hayal gücünü yeniden ateşler ve ona yazma tutkusu aşılar.Monte, kasabanın güzelliklerini keşfederken ve çocuklara hikâye anlatmayı öğretirken kendi iç dünyasıyla yüzleşir. Kasaba sakinleriyle kurduğu bağlar, onun hayata ve yazmaya olan inancını geri getirir. Film, dostluk, ikinci şanslar ve hayal gücünün iyileştirici gücünü vurgulayan duygusal, hafif komik bir hikâyedir.
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
FilmGelmiş geçmiş en iyi western filmleri arasında gösterilen filmde, Şerif John T. Chance ve iki yardımcısı kasabada işlenen cinayetlerin peşine düşerler. Ancak yardımcılarının birinin çok genç, birinin de alkolik olması onun başına türlü belalar açar...
Film
FilmAilesi ile birlikte İngiltere'de yaşayan 18 yaşındaki Jess'in anne ve babası, onun kibar ve Hint geleneklerine bağlı bir genç kız olarak yetişmesini istemektedir. Ancak Jess'in tek bir hayali vardır: David Beckham gibi futbol oynamak!... Jess, bir gün parkta top koştururken Jules tarafından fark edilir. Jules, Jess'e bölgenin kız futbol takımında oynamasını teklif eder. Aynı yaşta, aynı düşü paylaşan iki genç kız, kısa sürede arkadaş olurlar ve takımlarının durumu gün geçtikçe iyiye gider. İkisinin de ailesi, kızlarının futbol topu peşinde koşmasından son derece rahatsızdır. Jess'in ailesi, onun neden hukuk fakültesine gitmediğini ve ablası Pinky gibi uygun bir gençle nişanlanmadığını merak etmektedir. Pinky'nin başına geleceklerden henüz haberleri yoktur! Jules'in annesi de diğer kızlar gibi giyinmeyen kızının nasıl erkek arkadaş bulacağını kara kara düşünmektedir. Oysa Jules, top peşinde değil; takımlarının yakışıklı koçu erişilmez Joe'nun peşinde koşmaktadır!