Alison Spittle
Self
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
’Pamela’yı Takdim Edebilir miyim?’ adlı filmin çekimleri sırasında yaşanan acı-tatlı olayları beyazperdeye taşıyan öykü, sinema sanatının tüm zorluklarıyla boğuşarak hedefine ulaşmayı seçen yönetmen François Truffaut’nun, sinemaya ve sinemacılara bir saygı duruşu adeta. Film içindeki filmin yönetmenini Truffaut’nun bizzat kendisinin canlandırdığı yapım; makyözünden dublörüne, yapımcısından sahne amirine, yönetmen asistanından klaketçisine kadar bir filmin her alanında çalışan emekçilere adanmış izlenimi veriyor.
Bir mafya çetesinde kurye olarak çalışan Jerry Welbach (Brad Pitt) kız arkadaşının baskıları sonucunda kafası karışık bir halde bu pis dünyadan çekilip çekilmemeyi kendisiyle tartışmaktadır. Samantha (Julia Roberts) ondan çeteyle ilişkisini bitirmesini kesin olarak istemekte, aksi takdirde terk edeceğini söylemektedir. Jerry'nin patronu ondan Meksika'ya gitmesini ve kısaca 'Meksikalı' olarak bilinen paha biçilmez bir antika silahı ele geçirip getirmesini ister. 'Meksikalı' adını taşıyan bu silah artık başlıbaşına bir efsaneye dönüşmüştür. Silahı bulmak zor olmaz ancak asıl iş onu getirmektir. Ayrıca bu silahın lanetli olduğunu düşünmek için yeterli delil de varken iş iyice zora girer.
Elektrik kesintisi sırasında iki yabancı korkunç hikayeler anlatır. Fred ve Fanny kendilerini hikayelerine ne kadar adarlarsa, bir Catskills kulübesinin karanlığında o kadar çok hikaye hayat buluyor. Gerçekliğin dehşeti, Fred nihai korkusuyla yüzleştiğinde ortaya çıkar: Fanny daha iyi hikaye anlatıcıdır.
Sam her daim kaybetmeye mahkum bir hırsızdır. Mesleği gereği en iyi dostu Khalid‘le birlikte Galeries Lafayet'teki değerli eşyaları çalmak için Noel Baba kılığına girerler. Fakat Sam, soygun esnasında bir grup çocuğun kendisinden masal anlatmasını istemesiyle, Aladdin’in gözüyle Bağdat’ın kalbine doğru zor bir yolculuğa adım atmak zorunda kalır. Halka zulmeden kötü kalpli Vezir’i alt edip, elinde tutsak bulunan arkadaşı khalid’i kurtararak, kral’ın biricik kızı Prenses Shallia’nın da kalbine sahip olur. Böylece Masalın mutlu bir sonla bitmesini sağlar.
Aralarında Artist ile Oscar'lar dahil ödül sezonunu kasıp kavuran Michel Hazanavicius ve Jean Dujardin'in de bulunduğu yedi Fransız yönetmen tarafından çekilen sadakatsizlik temalı kısa filmlerden oluşuyor.. Banliyöde bir konferans otelinden gösterişli bir seks bağımlılığı kliniğine, şık bir Paris gece kulübünden Las Vegas’taki havalı striptiz kulüplerine uzanan bu film tüm umutsuz, absürd ve inanılmaz komik varyasyonlarıyla erkek sadakatsizliğinin başarı ve hüsranlarını, zaferlerini ve acıklı felaketlerini keşfe çıkıyor..
Hikayenin merkezinde başarılı bir kariyer inşa etmeye çalışan genç bir adam var. Birçoğu onun için harika bir gelecek öngördü ve alanında hızla ciddi boyutlara ulaştı. Neredeyse tüm boş zamanlarını işe ayırıyor, gece geç saatlerde eve dönüyor. Kendine zengin olma ve bir daha asla Hintli yoksulların dünyasına dönmeme hedefini koydu. Ama güzel bir gün, ana karakter işi daha sonraya ertelemeye ve tatile gitmeye karar verir. Evinden yüzlerce kilometre uzakta rahatlayabileceğini ve iş günlerini unutabileceğini umarak bir yolculuğa çıkıyor. Ve elbette, hayatının aşkıyla tanışmayı hayal ediyor.