Franco Nero
Ted Angelo
Deborah Moore
June
Mary Stavin
Maureen De Havilland
William Berger
Alonso Kintero
Shirley Hernandez
Juanita
George Kennedy
Heinrich Holzmann
Rodrigo Obregón
José / Robot
Larry Dolgin
Barclay's accomplice
Steven Luotto
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Küçük bir kır kasabası, parlak ve gelecek vaat eden genç üniversite öğrencisi Aubrey Fleming’in (Lindsay Lohan) sadist bir seri katil tarafından kaçırılıp, işkence edilmesiyle derinden sarsılır. Kaçmayı başaran genç kız hastanede travmatik bir hâlde kendine geldiğinde, kendisinin sandıkları kişi olmadığı ve gerçek Aubrey’nin hâlâ ölümcül bir tehlike içinde olduğu konusunda ısrar eder.Yoğun ve stilize bir psikolojik gerilim olan “I Know Who Killed Me/Beni Öldüreni Tanıyorum”, merkezindeki sürükleyici bulmacayla kimlik, aile ve takıntının karanlık yönlerini irdeliyor.
Travis zengin yeraltı işleriyle uğraşan bir adamın oğludur ve aynı zamanda kendisi hazine avcısıdır. Peşinde olduğu şeyi bulmak için Amazonlara kadar giden genç adamın başına belalar açılmak üzeredir. Travis’in babası adına çalışan ve kendine yeni bir sayfa açarak temiz bir hayata başlamak isteyen Beck son bir iş karşılığında özgür kalma teklifi alır ve bunu ister istemez kabul eder. Beck patronunun oğlunu kurtarmak için Brezilya yolunu tutar fakat burada işler hiç planladığı gibi gitmez.
Chicago Memorial Hastanesinin acil servisinin şefi olan Dr. Joe Darrow, travma ve yaralanma vakalarında tanınmış bir uzmandır. Kendisi gibi bir doktor olan eşi Emily Venezüella’daki bir yardım görevi sırasında, dağda geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını yitirir. Onun bu göreve gitmesine baştan beri karşı çıkan Joe büyük bir buhran içine girer. Olayın üzerinden altı ay geçmesine rağmen Emily’nin cesedi bulunmaz. İçine girdiği buhran nedeniyle hastanedeki davranışları kötüye giden Joe’ya yöneticisi bir süre izin alıp kafasını dinlemesini önerir. Joe kendisini Emily’den kalan anılarla beraber tüm dünyadan izole eder. Bunlar arasında karısının simgesi olan yusufçuk böceği de vardır. Bir gece evde yanlız başınayken yusufçuk şeklideki broşlardan birisi sanki biri tarafından itilmişcesine masadan yere düşer. Joe gittikçe daha fazla halüsinasyonlar görmeye başlar.
Maceraya doymayan küçük meraklı dostumuz önce Sarı Şapkalı Adam'la tanışır ve onu büyük şehre kadar takip eder. Merakı hem onu hem de yeni arkadaşının başını dertten kurtaramayacaktır. Dünyanın bu en yaramaz maymunu şimdi ormanın dışında maceradan maceraya koşmaktadır.
Auggie'nin New York'taki tütüncü dükkanında tıpatıp aynı olan günler birbirini takip etmektedir ta ki Auggie, bize hayatın küçük detaylarının farkına varmayı öğretene kadar. Paul Benjamin, her gün sokakta gördüğü ama tam olarak kavrayamadığı hayat ile ilgili kendisine bir roman kazandıran bir sürü olaylar dizisi yaratır. Sonunda artık bir öykü oluşturma sırası Auggie'ye gelmiştir.