Lucyna Winnicka
Mother Joan of the Angels
Mieczysław Voit
Father Józef Suryn / Rabbi
Anna Ciepielewska
Sister Małgorzata
Maria Chwalibóg
Antosia
Kazimierz Fabisiak
Father Brym
Stanisław Jasiukiewicz
Chrząszczewski
Zygmunt Zintel
Wincenty Wołodkowicz
Jerzy Kaczmarek
Kaziuk
Franciszek Pieczka
Odryn
Jarosław Kuszewski
Juraj
Lech Wojciechowski
Piątkowski
Marian Nosek
Dominican Priest
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Canterbury'e giden bir grup keşiş, yolda vakit öldürmek için birbirlerine öyküler anlatmaya başlarlar. Fakat bütün bu öykülerin ortak bir yanı vardır: hepsi de son derece açık saçık öykülerdir. Bu noktadan itibaren sırayla anlatılan öyküleri dinlemeye ve izlemeye başlarız. Açık saçık olmalarının yanında aslında hepsi de, kilise ve papazların yaşam tarzlarına yöneltilen bir eleştiri ve insan doğasında bulunan zaafların mizahi bir yoldan ele alınmasını içermektedir.
Victor Fielding, 12 yıl önce hamile karısının Haiti’deki bir depremde ölümünden sonra kızı Angela’yı tek başına yetiştirmiştir. Ama Angela ve arkadaşı Katherine, ormanda kaybolup üç gün sonra başlarına gelen olayları hiç hatırlamayarak geri geldiklerinde bir dizi olay ortaya çıkarak Victor’u şeytanın en kötü haliyle yüzleşmeye zorlar. Victor, ümitsizlik ve dehşet içinde benzer bir olaya tanık olmuş, yaşamakta olan tek kişi, Chris MacNeil’ı arar.
Freddy Krueger, en şeytani planlarıyla dehşetin hiç görmediğiniz yepyeni bir yüzü ile tanıştırıyor. Elm Sokağı 4'te kendisini yenmeyi başaran Rüya Ustası'nın güçlerini aşamayan Freddy (Robert Englund), onun doğmamış çocuğunun rüyalarına girmeye ve en yakın arkadaşlarını avlamaya başlar. Çocuk, Freddy'nin yeni silahı olmaktan kurtarılabilecek midir yoksa psikopat Freddy efsanevi kötülüklerine geri mi dönecektir? Sizi koltuklarınıza çivileyecek bu korku klasiği için yönetmen Stephen Hopkins (Lost in Space, Predator 2), Freddy'nin suratının orijinal yaratıcısı, makyaj ustası David Miller (The Terminator) ile çalıştı. Sonuç: öz annesinin bile sevemeyeceği bir surat ve en korkunç rüyalarınızdan bile daha korkunç bir dehşet!
Freddy peşinizdeyken uykuya direnmek mi kabusunuzda onunla yüzleşmek mi daha iyi olur? Tüm zamanların en tüyler ürpertici filmlerinden Elm Sokağı Kabusu, ikinci filmiyle geri dönüyor. Elm Sokağı sakinleri, kabuslarına girdiği gençleri uykuda öldüren Freddy'den kurtulalı beş yıl olmuştur. Ancak sokağa taşınan Jesse ile birlikte Freddy de tekrar ortaya çıkar. Eğer Jesse'nin bedenini ele geçirebilirse Freddy canice katliamlarına devam edebilecektir. Elm Sokağı'nı uykusuz geceler beklemektedir. Elm Sokağı Kabusu'nun ardından çevrilen bu film en az ilki kadar orijinal ve korkutucu. Şeytani Freddy'nin öyküsü özel efektler ve zekice bir senaryo ile izleyenlerin kanını dondurmaya devam ediyor.
2000' lerin başarılı yapıtı "John Carpenter's Vampires" ve "The Thing", "Halloween" gibi korku klasiklerinin ustası John Carpenter'dan çok hareketli ve dehşet dolu bir bilim kurgu. Melanie Ballard Mars'ta görevli, dik kafalı ama başarılı bir polistir. 2025 yılında insanlar bir süredir kırmızı gezegende koloniler kurmuş ve oranın zengin madenlerini işletmektedirler. Ballard ve ekibi, Ice Cube'un canlandırdığı, tehlikeli suçlu James 'Desolation' Williams'ı tutuklamak üzere gezegenin ücra bir köşesine gönderilirler. Fakat sandıklarının çok ötesinde bir bela onları beklemektedir. Madenciler, yaptıkları kazılar sırasında farkında olmadan serbest bıraktıkları ve insan vücuduna giren Merihli ruhlarla karşı karşıyadırlar ve gezegenlerini istila eden insan ırkını yok edinceye kadar da durmaya niyetleri yoktur.
28 Aralık 1999: Dünya bin yılın sonuna yaklaştığı bu günler sonun başlangıcıdır. Eski bir polis olan ve artık bir özel güvenlik şirketinde çalışan Jericho Cane, karşılaşacaklarından habersiz yeni bir güne başlar. Artık rutin güvenlik kontrollerinden canı sıkılmıştır. Aynı zamanda karısı ve çocuğunun ölümünden beri hayatta hiçbir şeyin anlamı kamamıştır. Ona lanetin yaklaştığını söyleyen bir evsizle olan garip bir karşılaşmadan hemen sonra Christine adlı genç bir kadını, evini istila eden saldırganlardan kurtarır. Cane, kehanette söylenildiği gibi genç kadının doğaüstü karanlık güçlere giden bir anahtar olduğunu anladıktan kısa bir süre sonra kendisini bir kedi fare oyununun içinde bulur.
Carol Anne teyzesi ile birlikte yüksek bir binada yaşamaktadır ve onu daha önce ele geçiren doğa üstü güçler onu takip etmiştir.
Vatikan bir iddiayı araştırmak üzere Brezilya'nın bir köyüne bir rahip Andrew Kiernan'ı ( Gabriel Byrne) gönderir. İddiaya göre, bir İsa heykelinin gözlerinden kan akmaktadır. Rahip iddiaları araştırıken, aynı anda Amerikanın bir bir şehrinde başka bir ilginç olay gelişir: Frankie Paige isimli bir kadının (Patricia Arquette) vücudunda garip yaralar ortaya çıkar. ve Stigmata teşhisi konur.. İsa zamanından günümüze bir takım mesajlar gelmektedir. Rahip iki olayı biribiriyle ilişkilendirip araştırırken bu arada 1900 yıllık inancını sorgular.