

살인의 추억
Askeri diktatörlük ile yönetilen, soğuk savaşın son yıllarının yaşandığı Güney Kore'de halk, sürekli olarak tatbikatlar ve Kuzey Kore tehdidi ile korkutulmakta, rejimin baskısı protestolara ve isyanlara neden olmaktadır. Bu esnada, Seul'e yakın bir kasabada, cinayetler işlenmeye başlanır. Kadınlar bağlanarak öldürülmekte, tecavüze uğramaktadırlar. İlk başlarda, yerel bir dedektif olan Park Doo-Man olayı kendi yöntemleri ile çözmeye çalışır. Olayı çözmekte yetersiz kalınca, Seul'dan mektepli bir dedektif Seo Tae-Yoon da ekibe katılır. Tae-Yoon modern yöntemler ve analizler ile olayı çözmeye çalışırken, cinayetler devam edecek, polis teşkilatı yetersiz kalacak ve kasabada kargaşa artacaktır.
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Film1940'lı yıllarda New York'lu sosyalist bir oyun yazarı olan Barton Fink, Los Angeles'a gelip bir film senaryosu yazma ihtimali belirdiğinde durumu kabul etmek zorunda kalır. Bir otele yerleşir ve burada film stüdyosunun başkanı Jack Lipnick'le tanışır. Lipnick'ten, yazacağı senaryonun kaba saba bir B filmi için olduğunu öğrenir. Daktilosunda sadece tek bir cümle yazmayı becerse de, içinde bulunmaya hiç alışık olmadığı durum sebebiyle bir türlü ilham gelmez ve tıkanır.Oteldeki kapı komşusu Charlie Meadows, geveze bir pazarlamacı ve tam bir orta sınıf insanıdır. Fink'in hayatına giren diğer insanlar da (ünlü bir senarist olan Mayhew ve onun kız arkadaşı Audrey gibi) genç entellektüel yazara ilham gelmesine ve senaryoda ilerlemesine yardımcı olamazlar. Stres doruğa çıktığında Fink kendisini doğaüstü tabloları andıran bir cehennemin içinde bulur.
Film
류태호
Jo Byung-soon
Bill Parish, bu dünyada bir insanın sahip olabileceği her şeye sahiptir: Güç, para, başarı ve mutlu bir aile. Fakat mutlu dünyası 65. yaş gününden birkaç gün önce esrarengiz yabancı Joe Black'in ziyaretiyle altüst olacaktır. Zira bu herhangi bir genç adam değil, Parish'in canını almaya gelen Ölüm'dür. Doğum gününü ailesiyle kutladıktan sonra hayata veda etmeyi tercih eden Bill, dünyada geçireceği fazladan birkaç güne karşılık Ölüm'ün dünyadaki rehberi olmayı kabul eder. Ölüm ise dünyanın tüm nimetlerini, en başta da aşkı tadacaktır. Ancak aşık olduğu kişinin Parish'in güzel kızı Susan olması, Bill'in dünyadaki son günlerini oldukça çetin kılacak gibidir.