Alicia Borrachero
Carmen
Hamid Krim
Amir
Gabriela Flores
Shaida
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
İnanç, umut ve hatta sihirin iyileştirici güçleri, usta yazar yönetmen Jim Sheridan'ın (My Left Foot, In the Name of the Father) modern bir İrlanda ailesinin New York şehrindeki macerasını anlatan ilham verici, rahat anlatımlı otobiyografik filminde dansediyor. Christy ve Ariel'in genç ve verimli gözlerinden aktarılan bu sıradışı, bazen komik ve her zaman duyarlı hikaye anılar, sırlar, sevgi, kaybetme ve yeniden başlamayı konu alıyor. Çocuklar ve anne babaları Johnny (Paddy Considine) ve Sarah (Samantha Morton) yeni yuvalarının baş döndürücü zorlukları ve harika taraflarını keşfetmeden önce, herbiri geçmişlerindeki üzüntü ve gecmişlerindeki duygusal yaralarla başa çıkmalı ve üstesinden gelmelidirler...
Film, barlar veya keyifsiz daireler dünyasında yakışıklı, Meksikalı bir göçmenle onunla karşılaşan romantik bir asi tembelin izini sürüyor. Yönetmenin işlerine konu olmaya devam eden olağanüstü bir zaman kapsülü.
Gabriel, Bobby ve Costa, Hamburg’daki çokkültürlü bir mahalle olan Altona’dan arkadaştır. Hapisten yeni çıkan Gabriel, yasadışı işleri bırakmak ister ama diğerleri küçük suçlar işlemeye devam etmektedir. Yeraltı dünyasının karanlık liderleri ve ilişkileri, üç arkadaşın arasını bozar.
Ailesi ile birlikte İngiltere'de yaşayan 18 yaşındaki Jess'in anne ve babası, onun kibar ve Hint geleneklerine bağlı bir genç kız olarak yetişmesini istemektedir. Ancak Jess'in tek bir hayali vardır: David Beckham gibi futbol oynamak!... Jess, bir gün parkta top koştururken Jules tarafından fark edilir. Jules, Jess'e bölgenin kız futbol takımında oynamasını teklif eder. Aynı yaşta, aynı düşü paylaşan iki genç kız, kısa sürede arkadaş olurlar ve takımlarının durumu gün geçtikçe iyiye gider. İkisinin de ailesi, kızlarının futbol topu peşinde koşmasından son derece rahatsızdır. Jess'in ailesi, onun neden hukuk fakültesine gitmediğini ve ablası Pinky gibi uygun bir gençle nişanlanmadığını merak etmektedir. Pinky'nin başına geleceklerden henüz haberleri yoktur! Jules'in annesi de diğer kızlar gibi giyinmeyen kızının nasıl erkek arkadaş bulacağını kara kara düşünmektedir. Oysa Jules, top peşinde değil; takımlarının yakışıklı koçu erişilmez Joe'nun peşinde koşmaktadır!
Genç Pakistanlı Omar, Londra’da alkolik ve içine kapanık babasıyla yaşar. Amcası ona önce oto yıkamada iş verir, ardından eski bir çamaşırhaneyi işletmesi için fırsat tanır. Omar, eski okul arkadaşı Johnny ile yeniden karşılaşır. Irkçı bir grupla ilişkisi olan Johnny, artık geçmişini geride bırakmış ve Omar’a yardım etmeye başlamıştır. Birlikte çamaşırhaneyi yenileyip işler hale getirirler. Johnny’nin eski arkadaşları dükkâna zarar verse de, ikili yılmadan işlerini sürdürür.