Stefania Bellini
Sara
Stefan Dennis
Stewie
Eileen Pollock
Mary Older
Conrad Peters
Tony Older
Alex Calloway
Clint
Hermione Corfield
Anna
Katie Sheridan
Mary
Shane Skelton
Boy
Tiana Khan
Woman: Segment "Red Light"
Jameelah Nuriddin
Wife: segment "Swalk"
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Ashley her konuda şanslı biridir. Yağmura yakalanmaz, elini kaldırması meydandaki bütün taksilerin fark edip durmasını sağlar, asansör istediği anda gelir ve boş olur, kendi okuduğu okul olmamasına rağmen lisede kraliçe seçilir. Jake ise tam aksine her türlü şansızlıkların onu bulduğu kişidir. Yoldan geçen arabalar onu ıslatır, kazalar geçirir, elektrik çarpar, tutuklanır, dayak yer. Jake, menajerliğini yaptığı amatör grubun demosunu plak şirketi sahibine dinletmek için çabalamaktadır. Ashley ise patrona parti düzenlemektedir. Bu partide karşılaşan çift öpüşünce şansları birbilerine geçer ve hiç alışık olmadıkları bir durumla karşı karşıya kalırlar.
Sırt çantası nakit para dolu, iflah olmaz bir kumarbaz... Vegas'ta vadesi geçmiş borç ve yırtık bir radyatör hortumu... Güçlü kocasıyla sapkın bir ilişkinin girdabına yakalanmış hem sıcak, hem soğuk bir kadın... Her ikisinin tek arzusu bir an önce kasabadan ayrılmak. Ve Arizona'nın bu kasabasındaki insanları tanıdıktan sonra siz de bunun nedenini anlayacaksınız.
Genç bir kadın olan Camille, Philibert ve Franck adlı iki komşusuyla dost olur; rahat ve huzur bulmak için onların evine yerleşir. Ailevi geçmişleri ve kişilikleri bakımından birbirlerine zıt bu üç karakter, uyum içinde hayatın tadını yakalarlar. Tartışmaların, kavgaların, barışmaların, suç ortaklıklarının ötesinde, “bir arada” olmanın keyfi onları daha güçlü kılar. Derken, inatçı olduğu kadar dünyalar tatlısı olan Franck’ın anneannesini de aralarına almaya karar verirler. Hikâyenin kahramanları feleğin çemberinden geçmiş, biraz yabani ve yalnız karakterlerdir; fakat gönül zenginliğine ve duyguların gücüne inanırlar. Peki, “Bir aradayız, hepsi bu” diyerek kendilerini keşfetmeleri, kendilerini gerçekleştirmeleri mümkün olabilir mi? Masala yakın durmakla birlikte, film burada gündelik hayatın tarafını tutuyor. Her şey toz pembe değil ve kendileri için inşa ettikleri bu fanusta dram eksik olmuyor. Hayatın sert darbelerinden, kenara çekilme riskini de göze almadan, nasıl kaçmalı?
John Fante‘nin aynı adlı romanından uyarlanan Aşk’a Sor (Ask The Dust), 1930’ların Los Angeles’ında yolları kesişen güzel bir kadın ile karizmatik bir adamın hayallerini gerçekleştirme mücadelelerini anlatıyor. Tutku ve hırslarına yenik düşen bu çift, bir yandan ateşli bir aşk yaşarken, bir yandan da hayalleri uğruna zorlu seçimler yapmak zorunda kalır..