Rafael Losso
João
Nando Almeida
Miguel
Violeta Nagai
Dona Quitéria
Wagner Kampynas
Sr. Assis
Dimaz Restivo
Monstro
Rita Lunardi
Dona Maria
Lory Habib
Mabé
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Annesiyle kavga ettikten sonra öfkeyle tüm kadınların yok olmasını dileyen Kayra, ertesi sabah uyandığında dileğinin gerçekleştiğini fark eder. Ancak zaman geçtikçe, olaylar daha da garip bir hal alacaktır...
Film, annesinin cenazesi için New Jersey'de doğduğu kasabaya dönen, iş bulmakta zorlanan aktör Andrew'ün öyküsünü anlatıyor. Andrew eski arkadaşlarıyla karşılaşıyor, geçmişiyle yeniden bağlantı kuruyor, psikiyatrist babasının yazdığı ilaçları bırakıyor, sonunda onunla yüzleşiyor, biraz tuhaf ve rahatsız bir kız sayesinde yeniden hissetmeyi öğreniyor.
Amerikalı yazar Jonathan Safran Foer'ın 2002 tarihli aynı adlı ilk romanından uyarlanan filmde Yahudi kökenli Amerikalı bir gencin hiç tanımamış olduğu dedesini 1942 yılında Nazi'lerin elinden kurtaran kadını aramak üzere Ukrayna'da çıktığı garip ve komik yolculuk anlatılmaktadır.
Senaryosunu Quentin Tarantino'nun yazdığı filmi Oliver Stone yönetmiş ve bunun yüzünden araları açılmıştı. Mickey ve Mallory birbirlerini seven ama 'doğuştan katil' olan iki aşık. Yaşadıklarını öldürerek hissedebiliyorlar belki de. Ancak 90'ların giderek çığrından çıkan medyası da onları kahraman gibi göstermekten geri kalmıyor. Böylece iki doğuştan katil yolculukları sırasında arkalarında onlarca ölü bırakarak yollarına devam ediyorlar. Yakalandıklarındaysa medya yine kurtarıcıları olarak çıkıyor karşılarına...
Genç Paul, ordudan yeni terhis olmuştur ve sivil hayata alışmakta zorlanır. Paul’ün kız arkadaşı kendisine bir pop şarkıcısı olarak kariyer inşa ederken, o hızla değişen kültüre ayak uyduramaz. Hem sosyal hem de siyasi açıdan kendini yabancı hisseder.
Frank gittikçe kötüleşen Amerikan kültüründen bıkmıştır. Boşanmış, yakın zamanda işinden olmuş ve muhtemelen de tedavisi olmayan hastalığa yakalanmıştır. Kendi canına kıymak yerine bir silah satın alır ve tüm öfkesini başta televizyonda gördüğü iğrenç TV kişilikler olmak üzere; acımasız, salak ve hayal edebileceği en hoşgörüsüz insanları öldürerek çıkarmaya karar verir. Frank'in bu yolculuğuna kendisi ile aynı öfkeyi ve yalıtılmışlığı hisseden lise öğrencisi Roxy ile eşlik etmektedir. İkili tüm ülkeyi kapsayan, ülkenin en rahatsız tiplerini hedef alacak bir öldürme harekatına girişeceklerdir.