Carol Lynn
Zita Benesic
Andrea Minetti
Betty Gabor
Ildiko Varconi
Ira
Ferenz
Jean-Yves Le Castel
Philippe Soine
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Hediyelik eşya dükkanında çalışan Alfred Kralik ve yeni işe giren Klara Novak, tanışır tanışmaz birbirlerinden nefret ederler. Kralik’in de Novak’ın da ilgilendikleri birer mektup arkadaşı vardır. Gel gör ki birbirinden nefret eden bu iki insan, aslında birbirlerine tatlı mektuplar yazmaktadırlar…
Akademi Ödüllü Akira Kurosawa (The Seven Samurai, Ran) 'kariyerinin en samimi draması'nı (Los Angeles Times) sunuyor. Görsel olarak muhteşem, dokunaklı ve enfes bir destan. Nagasaki'yi çevreleyen göz kamaştırıcı kırsal alanlarda yaşanan bu hikaye, bir zamanlar savaşla parçalanmış bir Japon Ailesinin Amerikalı kuzenleriyle (Richard Gere) karşılaşmaları sonrası kendi iç hesaplaşmaları. Murase uzun yıllar boyunca 2. Dünya Savaşı'ndan kalan korkularıyla yaşamıştır. Daha önce görmediği erkek kardeşinin ortaya çıkmasıyla, Amerika'ya karşı duyduğu hisler ve peşini bırakmayan geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır. Kardeşini ve ailesini görmeye gitmeyi reddetmesine rağmen oğlu Clark (Gere)'ın ziyarete gelişiyle Sachiko ve ailesi şaşırtıcı ve duygusal günler geçirirler. Bir affediş üykusü olan Rapsody In August, 'görsel olarak görkemli' (The New York Times), 'zorlayıcı' (Boxoffice) ve 'dokunaklı ve muhteşem' (Time)!
Vampirlerle kurt adamlar arasındaki efsanevi Karanlıklar Ülkesi mücadelesi devam ediyor. Selene ve Michael'ın birbirlerine hissettikleri duygular artarak devam etmektedir. Ancak Selene için çok daha önemli olan bir konu vardır. Vampirlerin kralı Marcus'u bulması gerekmektedir çünkü geleceği tamamen onunla yapacağı pazarlığa bağlıdır.Michael, Selene'e yardım etmek istese de içindeki kurt adamın ne zaman uyanacağını bilemediği için Selene'e zarar vermekten korkmaktadır. Fakat Selene için asıl mücadele, Marcus'u bulduktan sonra başlayacaktır. Öğrendiği korkunç gerçeklerin etkisi ile intikam almaya yemin eder.
Andras, Bir Macar yahudisi olan Laszlo'nun işlettiği restoranda piyanist olarak işe başlar. Aynı restoranda çalışan ve Laszlo'nun sevgilisi Ilona ile aralarında bir ilişki başlar. Ilona'ya aşık olan bir diğer adam ise, restoranın müdavimi, genç Alman işadamı Hans Wieck'dir. Birgün Andras, Ilona'ya doğum günü hediyesi olarak bir beste yapar. Daha sonraları bu beste küçücük bir Macar restoranından tüm dünyaya yayılır ve intiharlar baş göstermeye başlar. Aynı zamanda, Naziler Avrupa'yı ele geçirmeye ve Yahudi soykırımına başlamıştır. Bu 4 kişi arasındaki ilişki ise, söz konusu dönemin getirdiği sorunlarla beraber şarkının kasvetine uygun şekilde ilerleyecektir.
László Nemes, Oscar ödüllü ilk filmi Saul'un Oğlu ve Günbatımı’ndan altı yıl sonra yeniden tarihten bir hikâyeyi beyazperdeye aktarıyor. Savaş ve isyan sonrası yaralarını sarmaya çalışan bir ülkenin portresini duygusal bir büyüme öyküsüyle birlikte çizen film 1957 yılında, komünist rejime karşı başarısız olan ayaklanmanın hemen ardından Budapeşte'de geçiyor. Annesinin ölen babası hakkında anlattığı kahramanlık hikayeleriyle büyüyen küçük Yahudi oğlan Andor'un dünyası, gerçek babası olduğunu iddia eden kaba saba bir adamın birdenbire eve gelişiyle altüst oluyor. Yönetmenin kendi aile geçmişinden esinlenerek geliştirdiği ve 35mm filme çekilerek olağanüstü bir atmosfer yaratan Yetim, eylül ayında Venedik'te ana yarışmada dünya prömiyerini yaptı ve Macaristan’ın Oscar adayı oldu.