Adam Huss
Alfonse
Catherine Wreford
Daisy
Miguel Ángel López Díaz
El Mascarado
Fred Tatasciore
El Mascarado (voice)
Margaret Scarborough
Debbie
Zack Bennett
Jimbo
Tabbert Fiiller
Spanish Doctor
Jeremy Radin
Steve
Leyla Milani
Dallas
Irwin Keyes
Stranger
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Bir amigo timi, Cadılar Bayramı haftasonunda terk edilmiş bir okulda rutin işlerini yaparken, kimliği belirsiz bir katil tarafından teker teker avlanırlar.
Bir zamanlar ilaç devi Umbrella Şirketi'nin hızla gelişen yuvası olan Raccoon Şehri, artık ölmekte olan bir orta batı kentidir. Şirket buradan ayrılırken ardında çorak topraklar bırakmıştır ve de yüzeyin altında yavaş yavaş büyüyen büyük bir kötülük vardır. Bu kötülük nihayet gün yüzüne çıktığında hayatta kalan bir grup insanın, Umbrella'nın ardındaki gerçeği keşfetmek ve geceyi sağ salim atlatmak için işbirliği yapması gerekecektir.
En iyi korku yazarı Sutter Cane,'Mutlak Korku' adlı romanın tek kopyasıyla ortadan kaybolur. John Trent, tek derdi sıkıcı işini sürdürüp de biraz para kazanmak olan bir sigorta müfettişidir. Bir gün keşfettiği bir mevzu, hayatının akış yönünün tamamen değişmesine sebebiyet verecektir... İp uçları onu, 'Hobb'un Sonu' isimli esrarengiz bir kasabaya götürür. Daha sonra fark eder ki bu kasaba yazarın kitaplarına konu olan yerdir ve ters giden bir şeyler vardır. Yazarın kitaplarını okuyan herkes birbirlerini öldürüp canavara dönüşürler. Zira bir korku kitabı yazarının iflah olmaz bir hayranının yazardan etkilenişi, edebi dünyanın çok daha dışına taşmaya başlamıştır... Korkunç bir katilleşme öyküsü kapıdadır. Sinemanın en büyük ustalarından John Carpenter'ın 1990'larda çektiği en iyi filmlerinden biri olan In the Mouth of Madness'ın başrolünde Sam Neill var..
2000' lerin başarılı yapıtı "John Carpenter's Vampires" ve "The Thing", "Halloween" gibi korku klasiklerinin ustası John Carpenter'dan çok hareketli ve dehşet dolu bir bilim kurgu. Melanie Ballard Mars'ta görevli, dik kafalı ama başarılı bir polistir. 2025 yılında insanlar bir süredir kırmızı gezegende koloniler kurmuş ve oranın zengin madenlerini işletmektedirler. Ballard ve ekibi, Ice Cube'un canlandırdığı, tehlikeli suçlu James 'Desolation' Williams'ı tutuklamak üzere gezegenin ücra bir köşesine gönderilirler. Fakat sandıklarının çok ötesinde bir bela onları beklemektedir. Madenciler, yaptıkları kazılar sırasında farkında olmadan serbest bıraktıkları ve insan vücuduna giren Merihli ruhlarla karşı karşıyadırlar ve gezegenlerini istila eden insan ırkını yok edinceye kadar da durmaya niyetleri yoktur.
Carly ve Paige ile onların arkadaşları senede bir kez düzenlenen ve en prestijli futbol turnuvalarından birine gitmek ve yolculuk sırasında macera dolu anlar geçirmek için şehrin kalabalığının dışında, sakin bir ortama ulaşma amacı ile yola koyulurlar. Turnuva başlamadan önce gece yarısı ormanlık ve kırsal bir alanda kamp yapmaya karar vermeleriyle başlarına gelecek olanların fitilini ateşlerler.
Bir çocuğun gizemli hastalığı. Çaresiz bir anne. Terk edilmiş bir kasaba. Genç bir anne olan Rose kızı Sharon'ın gizemli hastalığına çare bulmak istemektedir. Psikiyatrik tedaviyi reddeden Rose kızıyla birlikte, kızının rüyasında sürekli olarak tekrarladığı kasabaya, SILENT HILL'e doğru yola çıkar. Kocası Christopher'ın karşı çıkmasına rağmen Rose, kızının gizemli hastalığının tedavisinin bu gizemli kasabada olduğuna inanmaktadır. Anne kız kasabaya yaklaşırlarken karşılarına bir gölge çıkar ve Rose arabanın kontrolünü kaybeder. Kendine geldiğinde Sharon arabada yoktur. Rose kızını çaresiz bir biçimde ararken karşısına bir polis çıkar ve onunla birlikte kızını bulmak için Silent Hill'e gider. Rose Silent Hill'in çıkan büyük bir yangından sonra terkedilmiş olduğunu keşfeder. Kasabanın her yanı sisle kaplıdır ve birden Rose'un etrafını gölgeler sarmaya başlar. Rose bu gizemli kasabada kızını ararken kızının kaybolmasının aslında çok büyük şeytani bir planın parçası olduğunu keşfeder.
Her şey klasik bir aile tatili ile başladı. Cleveland’da bir polis dedektifi olan “Big Bob” Carter ve sevgili eşi Ethel’in evlilik yıldönümleridir ve kutlamak için tüm ailesi ile birlikte California’ya gitmeye karar verirler. Böylece tüm aile uzun yolculuğun tadını çıkaracak ve birlikte olacaktır. Fakat hiç kimse bu toplu yolculuktan çok da fazla hoşnut değildir. Büyük kızları Lynn yeni doğmuş bebeği için bu uzun yolculuktan dolayı endişe duymaktadır. Kocası Doug ise sevgili kayınpederi ile arasındaki anlaşmazlıklardan hoşnut değildir. Küçük kızları Brenda arkadaşlarını bir aile gezisi için geride bırakmış olmaktan mutsuzdur. Bobby ise ailenin iki Alman Kurdu köpeği ile her şeyden daha çok ilgilidir. Hep birlikte bir karavan ile batıya doğru yola çıkan bu kalabalık aile onları nelerin beklediğinden habersizdir.