Fernand Gravey
Alfred Bruger VII
Joan Blondell
Miss Dorothy Ellis
Edward Everett Horton
Count Humbert Evel Bruger
Alan Mowbray
Donald Taylor
Mary Nash
Duchess Anna of Elberfield
Jane Wyman
Babette Latour
Luis Alberni
Gaston
Carole Landis
Chorine (uncredited)
Kenny Baker
Folies Bergère Soloist
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Genç Laura ile Carlos, ilk aşkın yoğunluğunu ve kırılganlığını yaşarken hayatın gerçekleri, idealleştirdikleri aşk kavramını yavaş yavaş lekelemeye başlar.
Hikayenin flashbacklerle aktığı filmde, Mathieu bir trende üstüne bir kova su döktüğü Conchita'yı saplantı haline getirir. Filmde, Mathieu ve Conchita adlı karakterlerin arasında yaşanan arzulayan ve arzulanan dengesi ortaya konulur. Bunuel'e yakışır tarzda filmde alışılmışın dışında farklılıklar mevcut. Örneğin, Conchita'yı biri daha çocuksu, diğeri daha fettan olan iki ayrı kadın karakter oynar. Ayrıca, filmin örgüsünde o dönemde yaşanan terörizme de, toplumda normal karşılanmış haliyle yer verilmiştir. Kadın ve Kukla adlı kitaptan sinemaya uyarlanan film Bunuel'un sürrealistliğiyle başka bir boyut kazanmış ve birçok ödül almış ve Oscar'a da iki dalda aday gösterilmiştir.
Alman şair Heinrich von Kleist'ın hayatı, Henriette Vogel ile olan ilişkisini ve ölümünü konu ediniyor. Yaşadıkları kişisel yıkımlar nedeniyle hayata küsen iki arkadaş hayatlarını birlikte sonlandırmaya karar verip birlikte intihar etmeyi planlarlar. Hedefleriyse bu yolda bile birlikte olup aynı tecrübeyi birlikte paylaşmaktır, tıpkı aşk gibi ölüm de onlar için birbirlerinden ayrılamayacakları bir varış noktasıdır...
İki Amerikalı kız kardeşin Paris'in duyarlı ve çekici atmosferinde kendilerini kaybetmeleriyle, kültürler ve tutkuların birbirine karıştığı bir ahlak ve görgü kuralları komedisi ortaya çıkar. Isabel (Kate Hudson) hamile üvey kız kardeşine (Naomi Watts) yardımcı olmak için Paris'e doğru yola çıkar, şehre vardığında ise kocasının (Poupaud) onu terk ettiğini öğrenir. Kendilerini melankoliye terk etmemeye karar veren kız kardeşler, Paris sosyal hayatına hızlı bir giriş yaparlar, böylece kültürler arası tatlı romantizm ve pembe renkli ilişkiler başlar. Le Divorce, iki kültür arasında ahlak, seks, yemek, moda ve hayatın kendisi üzerine olan farklılıkların zengin karmaşıklığını gözler önüne seren güzel kahramanlar Isabel ve Roseanne' in zevkli hikayesi.
2. Dünya Savaşı'ndan dönen Paul, otobüste Victoria adında genç bir Meksikalı kadın ile tanışır. Kadın hamiledir ancak evli olmadığı için, ailesinin, özellikle toprak sahibi babası Don Pedro Aragon'un tepkisinden çekinmektedir. Paul, Victoria'ya, kocası rolünü oynayabileceğini söyler. Karı-koca rolü oynamaya başlayan iki genç, kısa bir süre sonra birbirlerine karşı bir yakınlık hissederler. Bunun adı aşktır ve uğrunda bütün engeller yıkılmalıdır.
Michael Dorsey, New York'ta yasayan işsiz bir oyuncudur. Bir taraftan oyunculuk dersleri veriyor bir taraftan da filmlerde, tiyatrolarda rol almak icin denemelere gidiyor. Fakat bir turlu istedigi rolleri alamiyor, ya çok kısa buluyorlar kendisini, ya baska birini dusunuyoruz diyorlar v.s. Birgun yakin arkadasi Sandy ile televizyonda yayinlanan bir pembe dizi için prova yapiyorlar. Sandy'e destek olmak icin onunla beraber gidiyor ve kaderin cilvesiyle sonradan rolu kendisi alıyor. Tabii Michael Dorsey olarak değil ama Dorothy Michaels olarak. Bunu yaparken de söylediği sadece arkadaşi Jeff (Bill Murray) ile beraber hazirladikları tiyatro oyunu için gerekli parayı kazanmak. Bundan sonra Michael, ikili bir hayat sürmeye başlıyor. Aynı dizide rol alan Julie (Jessica Lange) ile tanişmasi işleri iyice kariştiriyor. Çünku Michael Julie'ye aşık oluyor.