František Smolík
Profesor Málek
Jana Brejchová
Jana Skálová
Ivan Mistrík
Vlastík
Jan Šmíd
Frantík
Alexandr Postler
Karel
Petr Kostka
Honza
Radovan Lukavský
Vondráček
Václav Lohniský
Profesor Richter
Marie Lukášová
profesorka
Miroslav Svoboda
profesor
Gustav Hilmar
Vandas
Bohuš Záhorský
Profesor
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
2. Dünya Savaşı'ndan tüyler ürpertici, gerçek bir hikaye... İngiliz denizciler, 2. Dünya Savaşı'nda bir alman savaş gemisinin peşine düşerler. Gemiyi bulmaları ve yok etmeleri gerekmektedir.
1930'lu ve 40'lı yıllarda geçen hikayede Guy (Stuard Townsend), Cambridge'te burslu okuyan İrlandalı bir gençtir. Henüz on sekiz yaşında genç bir adam olan Guy, bir gün aniden odasına giren yarı Amerikalı yarı Franzsız bir genç kıza, Gilda'ya (Charlize Theron) aşık olur. Varlıklı bir ailenin kızı olan ve hayatını bu zenginliğin getirdiği rahatlıkla sürdüren Gilda ve Guy arasında, yıllar boyu sürecek ve bazılarının felaketini hazırlayacak bir aşk başlar. Okul bittikten sonra Guy ve Gilda, Paris'te Gilda'nın İspanyol göçmeni arkadaşı Mia (Penelope CRUZ) ile aynı evi paylaşmaya başlarlar. Ancak 2. Dünya Savaşı kapının eşiğindedir. Guy ve Mia direnişçilere katılıp faşizme karşı savaşmaya karar verirler ve onlardan çok farklı bir hayat tarzı benimseyen Gilda'yı bırakarak giderler. Savaş esnasında Mia ölür ve Guy Gilda'yla tekrar görüşemeyince İngiltere'ye döner. Bir süre sonra İngiliz istihbarat subayı olarak yeniden Paris'e gelen Guy, Gilda'yı Alman subaylarla birlikte görür.
Keith Carradine, Napolyon Fransasında kendi halinde efendi bir atlı suvaridir. Harvey Keitel ise kuduz köpek gibi karşısınana çıkıp ta dallamaca laf edeni (etmeyeni de) düelloya davet eden bir başka .çılgın süvaridir. gün gelir, bir düello sonrasında Carradine Keitel'e generalin emrini iletmekle görevlendirilir; böylelikle seneler boyunca sürecek bir kavga başlamış olur. bir türlü birbirlerini öldüremezler. Carradine'in pek umurunda değildir mesele ama, kariyerinde ilerledikçe ve görüp geçirdikçe, en olmadık yerlerde birden karşısına çıkar Keitel, ve düelloya davet eder kendisini.
Hikaye, İkinci Dünya Savaşı'nın son yılında Birleşik Devletler Ordusuna hazırlanan ve temel eğitim için Biloxi, Mississippi'ye gönderilen 20 yaşındaki Brooklynli Yahudi bir Yahudi olan Eugene Morris Jerome'a odaklanıyor . Oradayken, hayatın her kesiminden diğer askerlerle başa çıkmayı öğrenir, aşık olur ve bekaretini ideal olmayan koşullarda kaybeder, tüm bunlar eksantrik bir tatbikat eğitmeniyle uğraşmak zorunda kalır.