Héctor Alterio
Federico
China Zorrilla
Ana
Alexandra London-Thompson
Laura
Juan De Benedictis
Daniel
Mariano Bertolini
Felipe
Santiago González Crende
Martín
Manuel Callau
Luis
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
1907 yılında İsveç'te geçen filmde Fanny ve Alexander isminde iki kardeşin babaları öldükten sonra değişen hayatları anlatılıyor. Babaları ölünce, anneleri Emily bir pederle evlenir. Katı bir adam olan üvey babalarının kontrolü altında hapis hayatı süren Ekdahl Ailesi, aile büyükleri ve dostları müdahale edene kadar zor günler geçireceklerdir. 5 Saatlik bir TV dizisi olarak planlanan sonradan kısaltılarak sinemaya aktarılan Ingmar Bergman'ın bu 3,5 saatlik yapıtı, 84 yılında En İyi Yabancı Film Oscarı'nı da evine götürdü.
Sırtını yüksek kayalıklara dayamış, yüzünü yüce bir denize dönmüş, etekleri zeytinliklerle süslü küçük fakir bir köy. Köyün sakinleri sert bir coğrafyayla başa çıkmak için uğraş veren, sade ve çalışkan insanlardır. Zaman her gün ezan sesiyle beş ayrı vakte bölünür. İnsana özgü bütün olaylar her gün bu beş vakit dilimi içinde yaşanır. Yetişkinler büyüklerinden gördüklerini çocukları üzerinde devam ettirirler. Sevgilerini beceriksizce gösterip, dayağı cennetten çıkma sayarlar. Babalar daima oğullarından birini ötekine üstün tutar. Anneler kızlarına acımasızca buyurur. Çocukluktan gençliğe geçen, 12-13 yaşlarında üç çocuk Ömer, Yakup ve Yıldız bu beş vakitli filmde, köy sakinleri arasında öne çıkar. Beş vakit geçer ve çocuklar bu küçük köyde öfkeyle suçluluk arasında gidip gelerek, ağır ağır büyürler.
Yahudi bir ailenin kızı olan Leni, nişanlısı Rafi’ yi ailesi ile tanıştırmak için onu akşam yemeğine davet eder. Araları günden güne açılan bir anne baba, dansözlük yapan çılgın bir abla, koyu bir Ortodoks olan evin oğlu, bıçağı parmaklarının arasında gezdiren kör bir büyükbaba ve bunların arasında kalmış, normal denilen vasıflara sahip Leni, Rafi’ yi evine davet ederken bu çılgınları hesaba katmış mıydı, gecenin ilerleyen saatlerinde anlaşılıyor.Ailenin gözüne girmek için, yemek hazırlıklarına yardım eden Rafi, donarak koca bir buz kalıbına dönmüş çorbayı elinden düşürür. Kayan buz kalıbı camdan fırlar ve yoldan geçen birisinin kafasına isabet eder. Paniğe kapılan Rafi’ yi, Leni sakinleştirir ve öldüğünü düşündükleri adam için bir ambulans çağırırlar. Hiç birşey olmamış gibi ambulansın siren sesleri eşliğinde yemeklerine devam ederler. Ama Rafi’nin içi hiç de rahat değildir.
Babalarını kaybetmelerinin ardından kendilerine kalan mirasa gözlerini diken iki kardeş mirası öğrendiklerinde hayal kırıklığına uğrarlar. Kendilerine kalan şey harabe bir evdir. Ancak kısa süre sonra bu harabenin önemli bir tarihi eser olduğunu öğrenirler. Artık evi satıp zengin olmanın zamanıdır. Ne var ki ortada büyük bir problem vardır. Evi mesken tutan zeki fare iki kardeşi çileden çıkartacaktır.
Bir akıl hastanesinin her biri kendine has özellikteki onlarca hastası arasında, kendisini cyborg zanneden genç bir kızla insanların ruhunu çalabildiğini iddia eden bir erkek hasta bulunmaktadır. Hayatın bildik gerçekliğinden kopmuş bu iki insanın sıradışı yakınlaşmaları, tamamen başka bir gerçeklik üzerine kurulmuş hastane ortamı tarafından da desteklenir.