

“Hiç kimse benim olanı alamaz!”
Bireyselci ve idealist mimar Howard Roark, tasarımları mevcut mimari düşünceyle uyuşmadığı için üniversiteden atılır. İş bulamayacak gibi görünse de sonunda benzer düşüncelere sahip Henry Cameron'ın yanında iş bulur; ancak birkaç yıl içinde patronu Cameron kendini içkiye vererek ölür ve ölmeden önce ideallerinden ödün vermediği takdirde aynı kaderin onu beklediği konusunda, Roark'ı uyarır. Roark, ne pahasına olursa olsun sanatsal bütünlüğünü korumaya kararlıdır.
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
II. Dünya Savaşı ertesi, Almanya. Michael Berg adlı genç, kendisinin yaşça iki katı büyük olan Hanna Schmitz'e aşık olmuştur. Gizli bir ilişki yaşayan ikilinin aşkı Hanna'nın bir gün ortadan kaybolmasıyla biter. Aradan 8 yıl geçmiştir ve hukuk okuyan Michael savaş suçları mahkemesinde gözlemcilik yapıyordur. Bir gün sanık sandalyesinde Hanna'yı görür. Mahkemede Hanna'nın geçmişi ortaya dökülürken, Michael ikisinin de hayatını değiştirecek bir sırrı ortaya çıkarır.