

My Date with Drew
“30 Gün... 1.100 $... Sıradan bir adamın Drew Barrymore ile randevusu içiin!”
E.T. filminde Drew Barrymore'u ilk gördüğü anda ona tutkuyla bağlanan Brian Herzlinger, bir gün Drew'a randevu teklifinde bulunmayı kafasına koyar. Bu onun en büyük hayalidir. Ancak şimdi de küçük bir problemi vardır: Aradan geçen yirmi yılda Drew, artık dünyanın en meşhur film yıldızlarından birisi olmuştur... Kendisi ise 27 yaşında, parasız ama film yapımcısı olarak gelecek vadeden sıradan bir gençtir. Film okulundaki arkadaşlarının da yardımıyla bu hayalini gerçekleştirmenin yollarını aramaya başlar. Drew ile görüşüp kendisiyle çıkması isteğini iletebilmesi için sadece 30 günü ve Drew ile ilgili bir yarışmada bildiği soru sayesinde kazandığı 1.100 dolardan oluşan parası vardır. Böylece bir danışmanlar ordusunu, ajansları, prodüktörleri ve Drew'un yardımcılarını ikna edip, yıldız oyuncuyla görüşebilmesi için amansız bir yarış başlar. Ekibin bir diğer işi de onun tüm bu çabalarını kaydedip görüntülemek ve bunu bir belgesele dönüştürmektir.
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
FilmUsta yönetmen Werner Herzog son filminde, amatör boz ayı uzmanı ve vahşi doğa eylemcisi Timothy Treadwell’in yaşamını ve ölümünün ardındaki gerçekleri gözler önüne seriyor. Treadwell, Alaska’daki bir Ulusal Park’ta, ayılar arasında silahsız olarak on üç yaz boyunca yaşadı ve deneyimlerini filme çekti.Ekim 2003’te, Treadwell’in ve kız arkadaşının bir boz ayı tarafından parçalanıp yenmiş cesetleri bulundu. Herzog’un hayvanlara duygusal açıdan yaklaşmayan bu alışılmadık belgeselinde Treadwell’in kendi belgesel filminden parçalar da kullanılarak doğa ve insan arasındaki hassas ilişkinin sınırları sorgulanıyor.
FilmYeraltı çizgi roman sanatçısı R. Crumb’ın çalışmalarını bilenler, birkaç tahtasının eksik olduğunu tahmin edebilir ve gerçekten de haklı çıkabilirler. Oysa ki Terry Zwigoff’un, Crumb’ın hayatını anlatan bu hüzünlü ve büyüleyici belgeselinin en büyük keşiflerinden biri, R. Crumb’ın, hepsi de beklenmedik yetenek ve yaratıcılık sahibi olan ancak bu yaratıcılık gücünü birbirinden son derece farklı hal ve dışavurumlara akıtan üç kardeşten en az acayibi, ve en iyi uyum göstereni olması. Kardeşlerden biri, zamanının çoğunu San Francisco sokaklarında meditasyon yaparak geçiriyor. Diğeriyse, evinde annesiyle gizlenerek klinik depresyon ve delilikle mücadele eden bir münzevi. Bu iki kardeş de en az R. Crumb kadar sanata yatkın ve yetenekli; ve filmin büyük kısmı, paylaştıkları görece sıradan çocukluk evresinin üç kardeşi nasıl farklı yönlere itmiş olduğunu gözler önüne seriyor.

George DelHoyo
Self - Voice Trailer Guy