

The Boston Strangler
"Vergi gelirlerinin yüzde kırk dördünü öldürmeye harcayan bir toplumdan başka ne bekleyebilirsin ki?” 60’lı yılların başında Boston’da on üç kadını öldürmekten sorumlu tutulan bir adamın gerçeklerden esinlenen hikâyesi. Kadınlara tecavüz ettikten sonra kurbanlarını boğarak öldürdüğü için Boston Canisi lakabını alan seri katil Albert DeSalvo’nun hikayesinin anlatılıyor.
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
FilmJean-Luc Godard'dan marksist bir polisiye! Godard'ın karanlıkta, elindeki filmlerin duyarlılığına hiç aldırmadan, korkusuzca ve tam bir avantgarde gibi kotardığı "Alphaville", Alfa Şehrine gelen bir dedektifin öyküsü aracılığı ile, modern dünyayı, kapitalizmi, geleceği ve toplumsal-ekonomik ilişkileri sorguluyor. * Amerikalı özel dedektif Lemmy Caution, başka bir gezegendeki baskıyla yönetilen bir ülkenin başkenti Alphaville'e gelir. Amacı ülkenin başkanına suikast düzenlemektir. Alpha 60 isimli başkan aslında insan benzeri bir robottan başka bir şey değildir. Ne var ki Lemmy olaylar esnasında çekici bir kadın olan Natacha'yla tanışıp aşık olur. Güzel kadın, Alpha 60'ı tasarlayan bilimadamının kızıdır. Dolayısıyla Lemmy'nin görevi önündeki en büyük engel bu kızla yaşadığı ilişki oluverir.
FilmFBI ajanı Thomas Mackelway, bir tutuklama sırasında seri katil Raymond Starkey'nin vatandaşlık haklarını ihlal eder. Bunun üzerine serbest bırakılan Starkey, Mackelway'in rütbesi düşürülerek Albuquerque'ye sürülür. Mackelway, yeni işindeki ilk gününde, seyyar satıcı Harold Speck'in 3 cinayet arasında ilk kurban olduğunu bulur. Bu 3 cinayetin tesadüf mü yoksa ilişkili mi olduğunu araştıran FBI ajanının karşısına yine Raymond Starkey çıkar.