Richard Ben Cramer
Narrator (voice)
William Alland
Self
Thomas Anderson
Peter Bogdanovich
Jimmy Breslin
Marion Davies
Self (archive footage)
Leonard de Paur
Douglas Fairbanks Jr.
Richard France
William Randolph Hearst
William Herz
Sam Leve
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Okuldaki derslerinden çok sıkılan Richard Samuels'in hayallerini Broadway süslemektedir. Okulu kırıp Mercury tiyatrosunda dolaşırken, şans eseri Orson Welles ile karşılaşır. Welles o sırada Broadway'de ilk defa sergilenecek olan Shakespeare'in Jul Sezar'nın yönetmenliği ile uğraşmaktadır. Richard, Welles ile yaptığı sohbet sonrası provaları izleme imkanı sağlar ve Welles'i daha yakından tanımaya başlar. Bu zeki adamın rekabetçi ve hırslı yapısı özel yaşamında da görülmektedir. Eşi Virginia hamileyken, Welles başrol kadın oyuncu Muriel ile birlikte olmaktadır. Richard Welles'in bencil doğasını keşfetmeye ve onu yönlendirmeye başlar.
Orson Welles (Danny Huston). Rita Hayworth ile olan evliliğinde yaşadığı düş kırıklığını geride bırakmaya kararlıdır. Düşüşe geçen kariyerini tekrar kazanmak için. yıllarca savaşlarda harap olmuş bir şehir olan Roma'ya gider. Görkemini yitirmiş oteli. Cine Citta stüdyoları ve halkın sıkıtılan, gelecek olan seçimlerin yarattığı umut ve beklentiyle zıt bir hava oluşturmaktadır. İtalya'da çok ilgi gören Orson, çok kısa süre sonra eski şöhretine kavuşup, filmin yönetmen koltuğunada oturacaktır. Ancak, film setinde fügüranlardan birinin öldürülmesi ve ölmeden önce Orson'a fısıldadığı "Nero" sözcüğü onu politika, mafya ve entrikalar ağının içine sürükler...
Film, 1930’lu yılların Hollywood’u etrafında gelişiyor. ‘Yurttaş Kane (Citizen Kane)’ filminin yazım sürecine odaklanan ve yapımın Oscar ödüllü senaristi Herman J. Mankiewicz’in hayatına şahitlik edilirken 1930’ların Hollywood’u, Orson Welles için filmin senaryosunu bitirmeye çalışan hiciv ustası ve alkolik Mankiewicz’in gözünden yeniden değerlendirilecektir.