Tom Bell
Johnny Deacon
Kate Buffery
Lydia Priestley
Siân Phillips
Mrs. Blessington
Ian McNeice
Hugo Shrike
Tony Haygarth
Oliver Carter
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Albay Terry Childers ülkesi için Vietnam'da, Beyrut'ta ve Çöl Fırtınası harekatlarına katılıp savaşmış olan 30 yıllık bir ordu mensubudur. Yemen'de bir kurtarma operasyonunda 80'den fazla sivil insan askerlerle göstericiler arasındaki çıkan çatışma sonrası öldürülür. Dolayısıyla Albay Childers operasyonun sorumlusu olarak ülkesi tarafından mahkemeye çıkarılır. Açılan davada silahsız sivilleri silah şiddet uygulayarak öldürdüğü gerekçesiyle, görev kurallarını çiğnemek suçuyla yargılanmaktadır. Avukatı olarak asker arkadaşı Albay Hayes Hodges'ı seçer. Ordunun en iyi avukatlarından sayılmaz, fakat Childers'a bir hayat borcu var. Ayrıca ateş altındayken ölüm riskiyle karşılaşmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen biridir. Hodges davayı kabul eder. Yalnız arkadaşının durumunu kuşkulu görür.
ABD 'nin güney eyaletlerinden Georgia ile Güney Carolina'yı birbirinden ayıran Cahulawassee nehri üzerine bir baraj inşa edilmek üzeredir. Kısa bir süre sonra bu nehir ortadan kalkacak yerini de yapay bir baraj gölü alacaktır. Atlanta'lı doğa tutkunu Lewis ve üç şehirli arkadaşı,Ed Bobby ve Drew nehrin doğası sonsuza dek bozulmadan önce son bir kez kano ile nehri boydan boya geçmeyi ve bir çeşit macera yaşamayı planlarlar.Bu hafta sonu tatilinin her zaman golf oynadıkları hafta sonlarından farklı olmasını istemektedirler.Nehir boyunca ormanın derinliklerine doğru ilerledikçe doğanın güzelliği ile ters orantılı olarak yöre insanlarının pek de dost canlısı olmayan davranışları ile karşılaşırlar ve yolculukları bir kabusa dönüşür.
Sararmış bir not defterinden anlatılan ve yıllar önceden kopup gelen bir aşk hikayesi. 40'lı yıllarda ABD, Kuzey Karolayna'daki sahil kasabası Seabrook'a genç bir kız gelir. Ailesiyle geçireceği sakin bir yazı hayal eden Allie bir karnavalda tanıştığı Noah'la yakınlaşır. Noah kızı gördüğü anda hayatını birleştirmesi gereken insan olduğunu anlar.Genç kız zengin bir aileden geldiği ve delikanlı da değirmende çalışan bir işçi olduğu halde geleceği hiç düşünmeden rüya gibi bir yaz geçirirler ve iyice aşık olurlar. II. Dünya Savaşı'nın kızıştığı bir dönemde hayat, aşıkları ayırıverir. Sevdiği kızı aklından hiç çıkarmamış olan Noah savaştan döner. Oysa Allie gönüllü olarak çalıştığı bir askeri hastanede tanıştığı Lon ile evlenmek üzeredir.
Honduraslı genç kız Sayra, uzun zaman sonra babasıyla tekrar kavuşurlar. Bu, onun için Amerika'ya gitme hayallerindeki bir adımlardan birisidir. Öncelikle Meksika'ya, daha sonra da Amerika'ya ulaşarak orada yaşama hayallerine kavuşmak için çok uzun bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuğu sırasında Sayra, hiç beklemediği dram dolu anlar yaşayacaktır. Hayattaki En Büyük Suç, Hiç Bir Risk Alamamaktır.
1943'te Burma'da bir Japon esir kampının komutanı olan Saito, kampa yeni gelen İngiliz Albay Nicholson'dan adamlarına Kwai nehri üzerine bir köprü kurmalarını emretmesini istemektedir. Saito'nun amacı bu köprüyü kullanarak Japon birliklerine cephane taşıma konusunda avantaj sağlamaktır. Saito'nun işkencesine dayanamayan Albay bir süre sonra köprünün emri altındaki mühendisler için de bir moral kaynağı olacağını düşünerek onun isteğini kabul eder. Nicholson düşmanının esiri konumunda da olsa, onun ve adamlarının yapabileceğinden daha iyi bir köprü yaparak onu psikolojik seviyede altetmiş olacağını düşünür. İnşaat ilerledikçe Nicholson köprünün düşmanına avantaj sağlayacağını tamamen unutur ve onu mükemmelleştirmek için elinden geleni yapar.
Şarlo, 19. yüzyılın sonunda Klondike’de maceraperestlerle birlikte karlı dağlarda altın bulma umuduyla yola çıkar. Şiddetli bir fırtınada terk edilmiş bir kulübeye sığınır ve burada iki altın avcısıyla daha karşılaşır. Şehre eli boş döndüğünde Georgia adında bir kadınla tanışacak, aşık olacaktır.