

Safar e Ghandehar
Nafas, Taliban'ın çıkardığı iç savaş sırasında ülkesinden kaçmış bir Afgan kadın gazetecidir. Kanada'da mülteci olarak yeni fakat buruk bir hayat sürmektedir ki, geride bıraktığı kız kardeşinden bir mektup alır. Kız kardeşi, kendini öldürmeye karar verdiğini söylemektedir. Bunun üzerine ani bir kararla kardeşinin yanına gitmek isteyen Nafas'ın, İran - Afganistan sınırını geçmesi gerekecektir. Afganistan'da süregiden savaş sayesinde Avrupa'da gördüğü ilgiyi arttıran bu filmde, bukraların ardındaki yaşamları ve coğrafi olarak yakın bir kültürü daha derinden tanımak fırsatı bulacağız. Yönetmenin tarzı, neredeyse belgesele varan gerçekçiliği düşsel ve panoramik görüntülerle harmanlıyor.
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Film15 yıl boyunca Juliette ve kendisini reddeden ailesinin hiçbir bağı olmamıştır. Hayat onları vahşice ayırmış olsa da, kardeşi Lea ona kocası Luc, babası ve kızları ile yaşadıkları evin kapılarını açar. “Seni o kadar çok sevdim ki...” kadınların güçlülüğü, ileriye dönük olmaları ve kendilerini yoktan varedebilmeleriyle ilgili bir film. Hepimizin sahip olduğu sırlar, içinde bulunduğumuz hapsolma halleri ve paylaşılan yalnızlığa dair bir film...
Monica Hankievich
FilmYüzyıl başı İngilteresindeki sınıfların birbirleriyle olan ilişkilerini ve iç hesaplaşmalarını anlatan bir James Ivory filmi. Viktoryalı aristokrat kapitalistlerin (Wilcoxlar) hayatta tek ilgilendikleri şey paradır. Daha hümanist burjuvaların (Schlegeller) insani durumlarla ilişkileri daha yoğundur. İşçi sınıfı ise yaşam mücadelesi vermektedir. Aristokrat erkeklere aşık olan iki kız kardeş, Helen ve Margaret Schlegel aile tarafından reddedilir. Margaret aristokrat ailenin annesiyle arkadaş olur ve böylece ’Howards End’ malikanesinde yıllarca sürecek bir trajedi başlamış olur