Dyanne Thorne
Greta
Tania Busselier
Abbie Phillips
Lina Romay
Juana
Eric Falk
Pablo Rego
Angela Ritschard
Rosa Phillips
Howard Maurer
Governor
Esther Studer
No. 24
Peggy Markoff
No. 14
Esther Moser
No. 18
Jesús Franco
Dr. Milton Arcos (as Jess Franco)
Dagmar Bürger
No. 9
Lorli Bucher
Wardress
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Leone, cezaevinde yatan iyi huylu bir mahkumdur. Cezasının bitimine altı ay kala başka bir cezaevine nakledilir. Cezaevinin müdürü mahkumlara acımasızca davranan, kötü niyetli bir adamdır. Leone'den hoşlanmayan müdür, ona oldukça kötü davranır. Leone'nin tek amacı ise herhangi bir suça karışmadan cezasını bitirebilmektir. Ancak müdürün yaptıkları onun tahammül sınırlarını fazlasıyla aşar...
Danny Meehan (Vinnie Jones) İngiltere futbol takımının kaptanıdır. Fakat Almanya ile olan bir maçta takımını sattığı ve şike yaptığı söylentilerinden dolayı işinden uzaklaştırılmıştır. Bir gün içkili olduğu halde trafik polisleriyle tartıştığı ve hemen ardından polise şiddet kullandığı gerekçesiyle üç yıl hapis cezası almıştır.
Ömür boyu hapse mahkûm olan Frank Morris, Alcatraz'dan kaçışını planlar. Bu gerilim filmi, Alcatraz cezaevinin tarihindeki tek başarılı firardan uyarlandı.
Hapisten kaçan iki mahkumun sığındığı yük treninin makinisti kalp krizi geçirir. Ve bu iki kişi, giderek hızı artan bu trenden bir şekilde kurtulmak zorundadır. Bu arada tek problemleri bu değildir tabi. Her türlü hapisten kaçmayı başarmış John Voight'un canlandırdığı Manny'e kafayı takan hapishane müdürü de bu ikilinin peşindedir.
İdealist biri olan Henry Brubaker (Robert Redford), cezaevine müdür olarak atanır. Ancak görevine normal yollardan başlamak yerine içeriye bir tutuklu kılığında girerek olayları kendi görmek ister. İnsan haklarına yönelik çabaları, mahkunlar arasında destek bulan Brubaker, cezaevi yönetiminin ve valinin hedefi haline gelmiştir.
Ilsa adlı Nazi binbaşının yönettiği kampta kadınlara her türlü hastalık bulaştırılıp, çeşitli işkence yöntemlerinden geçirilip Ilsa’nın “Kadın vücudu acıya erkekten daha dayanıklıdır.” tezini doğrulamaya çalışılmaktadır. Ilsa’nın deneyleri o kadar aşırıya kaçmıştır ki erkek egemen SS’ler arasında bile aykırı bulunmakta ve kendine olan destek azalmaktadır. Kampta kadınlar dışında ayak işlerini yapmak için erkekler de tutulmaktadır. Ilsa erkekleri de kendi seks kölesi olarak kullanmakta ve kendini tatmin edemeyenleri hadım ederek cezalandırmaktadır. Hatta kesilen cinsel organlar da ari ırk Almanların boyut olarak da her ırkdan üstün olduğunu kanıtlamak için bir istatistiki veri olarak toplanmaktadır.