Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
FilmJean-Luc Godard'dan marksist bir polisiye! Godard'ın karanlıkta, elindeki filmlerin duyarlılığına hiç aldırmadan, korkusuzca ve tam bir avantgarde gibi kotardığı "Alphaville", Alfa Şehrine gelen bir dedektifin öyküsü aracılığı ile, modern dünyayı, kapitalizmi, geleceği ve toplumsal-ekonomik ilişkileri sorguluyor. * Amerikalı özel dedektif Lemmy Caution, başka bir gezegendeki baskıyla yönetilen bir ülkenin başkenti Alphaville'e gelir. Amacı ülkenin başkanına suikast düzenlemektir. Alpha 60 isimli başkan aslında insan benzeri bir robottan başka bir şey değildir. Ne var ki Lemmy olaylar esnasında çekici bir kadın olan Natacha'yla tanışıp aşık olur. Güzel kadın, Alpha 60'ı tasarlayan bilimadamının kızıdır. Dolayısıyla Lemmy'nin görevi önündeki en büyük engel bu kızla yaşadığı ilişki oluverir.
Film
Filmİğrenç bir insan olan korkunç haydut Albert, adamları ve karısı Georgina ile birlikte her akşam aynı lokantada kurdurduğu açgözlü sofrada yemek yemektedir. Albert'in saçtığı dehşet, Fransız aşçı Richard'ın, yemek aralarında Georgina'nın aşığı Michael ile mutfak köşelerinde yatıp kalkmasına göz yummasına sebep olmaktadır. Kan, seks, yamyamlık ve dünyevi iştahın görsel bir şölene dönüştüğü hem eğlenceli hem de korkunç film, her türlü uyarıcı etkiye rağmen, sıradışı İngiliz auteur Peter Greenaway'in geniş kitlelerce yenilip yutulabilmiş belki de tek eseri.
Film
Film
FilmBüyük beğeni kazanan bir yarı otobiyografi olan Amarcord, 1930larda Mussolini hakimiyetinden hemen önce küçük bir Adriyatik köyündeki yaşam üzerine odaklanmaktadır. Bahar geldiğinde köyde bir festival düzenlenir ve yeni yaşamı kutlamak için sembolik bir şenlik ateşi yakılır. Meydandaki bu buluşma, film boyunca gerçekleşecek birçok buluşmanın ilkidir. Her bir araya geldiklerinde, topluluğun renkli üyeleri kendilerini bütünüyle ortaya koyup tuhaf kişiliklerinden övünç duyarlar. Fesat hâkim olur her yerde. Filme yayılan kaotik hava filmde açık bir olay örgüsü görülmesini zorlaştırır. Amarcord gerçeküstü birkaç sekansa bölünür ve bunlardan birkaçı rengârenk köy ortamında oradan oraya dolaşıp duran Titta adlı genç bir adamın çevresinde gelişir. Siyaset ve aile ilişkileri grotesk bir uyumsuzluk ortamında birbirine karışır. Amarcord 1975 yılındaki En İyi Yabancı Film Akademi Ödülü de dahil tam 13 ödül kazandı.
Film1950’li yıllarda, Orta Batılı bir aileyi merkezine alan film ailenin en büyük oğlu Jack’in, çocukluk masumiyetinin kaybolmasından başlayarak buruk bir yetişkinlik evresine geçişini konu alıyor. Tam bu geçiş sürecinde de babası (Brad Pitt) ile yaşadığı çalkantılı baba-oğul ilişkisi, öykünün merkezine oturuyor. Jack’in olgunluk hali (Sean Penn) artık modern çağda yolunu yitirmiş bir bireydir. Kaderin varlığını ve çıkmazlarını sorgularken, diğer yandan yaşamın anlamını bulmaya çalışır...
Filmİsa benzeri bir karakter ruhani bir liderin dünyasına girer ve onun aracılığıyla, gezegenleri temsil eden renkli bir grupla tanışır. Her birinin farklı dünyası vardır ve başlangıçta onların dünyalarını izleriz. Daha sonra kutsal dağa doğru gerçekleştirilecek yolculuk başlar. Öncelikle her Jodorowsky filmi gibi, anlatılması, özetlenmesi zor bir çalışma olduğunu belirtmek gerek. Her tür özet filmi anlatmak için yetersiz ve hatta 'saçma' kalıyor.
FilmOdd Horten, Norveç'te bir tren makinistidir ve 40 yıl süren kariyerinin son gününde emekli olmaya hazırlanmaktadır. Hayatı boyunca düzenli, sakin ve rutin bir yaşam süren Horten, emeklilikle birlikte kendisini belirsizliklerle dolu bir dönemin eşiğinde bulur. Rutinlerinin dışına çıkmaya başlayan Horten, bir dizi garip ve beklenmedik olayla karşılaşır. Bu süreçte yeni insanlarla tanışır, tuhaf maceralara atılır ve hayatına yeni bir anlam kazandırmaya çalışır. Sessiz ve melankolik bir şekilde başlayan emeklilik dönemi, Horten için içsel bir yolculuğa dönüşür.
FilmBetty Elms, ünlü bir oyuncu olabilmek umuduyla geldiği Los Angeles'ta, Kanada'ya taşınmaya karar veren teyzesinin yaşadığı apartman dairesine taşınır. Daireye yerleşmek için geldiğinde bir trafik kazası geçiren ve hafızasını kaybettiği için orada saklanan Rita'yı bulur. Betty kendisi ile ilgili her şeyi unutmuş bu kadına yardım etmeye karar verir. Bilinç ve bilinçaltı birbirlerine karışır. Bütün bu hayatlar birbirine girer.
FilmFilm, sanat tarihinin sıradışı sanatçılarından biri olan Frida Kahlo'nun hayatını anlatıyor. Frida'nın meşhur aşkı, bir kadın düşkünü olan Diego, Frida'ya 'kendini farklı kadınlarla birlikte olmaktan alıkoyamayacağını, ama özünde sadece O'nu seveceğini' söylemiş ve Frida tarafından anlayışla karşılanmıştır. Ancak zamanla ilişkileri problemli bir hal almaya başlar.