Loretta Young
Ina Heath Lewis
Warner Baxter
Dr. Judd Lewis
Virginia Bruce
Nurse Stephens
Jane Darwell
Mrs. Krueger
Sidney Blackmer
Dr. Gordon Therberg
Minna Gombell
Constance
Maurice Cass
Pompout
Margaret Irving
Mrs. Cunningham
Elisha Cook Jr.
Glen Wylie
Lon Chaney Jr.
Scott, the Chauffeur
Bill Elliott
Bruce Thomas
Paul Hurst
Bill
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
I. Dünya Savaşı sonrası İngiltere'de geçen film, soylu Lady Constance Chatterley'nin (Sylvia Kristel) mutsuz evliliğini ve yasak aşkını konu alır. Kocası Sir Clifford (Shane Briant), savaşta sakat kalınca duygusal ve cinsel olarak uzaklaşır. Yalnızlaşan Constance, malikânelerinin korucusu Oliver Mellors'la (Nicholas Clay) tutkulu bir ilişki yaşar. Toplumsal sınıf farklarına rağmen, iki aşık arasındaki fiziksel ve duygusal yakınlık, Constance'i özgürleştirir. Ancak bu ilişki, Viktoryen ahlak anlayışıyla çarpışır ve skandala dönüşür.
Ünlü cerrah Dr. Jack Hammond’ın malikanesinde gizemli bir Kızılderili iksiri kaos yaratır. Doktorun Tabasco şişelerini karıştırmasıyla işler çığırından çıkar. Bir anda babanın ruhu oğlun bedeninde, oğul Chris’in genç ruhu da babasının bedeninde bulur kendini. Çareyi bilen tek kişinin çöl keşfinde olmasıyla, durum daha da kötüleşir. Ancak Jack ve Chris oyuna uymaya karar verir: Jack (oğlunun bedeninde) okulda beklenmedik bir başarı gösterirken rock konserlerinde kulaklarını tıkama ihtiyacı duyar; Chris (babasının bedeninde) ise hastanede tur atıp sakız çiğneyerek babasının kredi kartlarıyla alışverişe çıkar, gençlerin girmesinin yasak olduğu barlara girer. Büyük bir çatışma kaçınılmazdır artık.
Tahmin edebileceğiniz gibi, sadece onlar hakkında değil, biraz tuhaf dört insanla ilgili bir soru olacak. Sonali bir psikiyatrist olarak çalışıyor, her bir hastasının yardımına koşuyor, tüm ruhunu işine veriyor. Raja, neredeyse anında yumruklarıyla savaşa koşan çok saldırgan bir genç adam... Ve burada duvarın arkasında tamamen farklı bir dünya var, bu dördünün dünyası, bu çıldırmaktan korkmayan dört delinin dünyası hayat, çünkü zaten çıldırdılar. Ya da tam tersi, onlar sadece aynı normal insanlar ve geri kalanların hepsi biraz çılgın.