陳寶蓮
Insp. Pauline Chen
郭秀雲
宣彤
吳毅將
Captain Lin Hsiao
Michael Tong Chun-Chung
Mr Tang
黃家達
Huang
何家駒
Police Superintendent
John Wakefield
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Harry ve genç kız arkadaşı Kay birbirlerine sırılsıklam aşıktırlar. Ne var ki Harry, Pat’le evlidir ve karısının boşanma kararından büyük üzüntü duyacağını düşünmektedir. Pat’in böyle bir acı duymasına da gönlü razı olmadığı için onu öldürmeye karar verir. Bu arada Harry’nin en yakın arkadaşı Richard da Kay’den hoşlanmaktadır.
Chiko, en tepeye oynuyor. O ve en iyi arkadaşı Tibet için; para, güç ve itibardan daha önemli bir şey yok. Hamburg’un kenar mahallelerinde yaşayan bu iki öfkeli Türk gencin hayatı; onların hayallerini süsleyen her şeyi kontrolü altında tutan uyuşturucu satıcısı Brownie, ile tanışmaları ile değişir.Chiko, Brownie’nin güvenini kazanmak için ne gerekiyorsa yapar ve çok geçmeden onun sap kolu olur. Ancak Tibet Brownie ile takışınca, Chiko kendini tehlikeli bir dengeyi korumaya çalışırken bulur. Hayatını tehlikeye atarak kazandığı her şey, şimdi bir ipliğin ucuna bağlıdır. İtibarı, konumu ve Tibet ile olan arkadaşlığı...
Ben Campbell okul masraflarını ödemek için paraya ihtiyacı olan ve yanıtı kartlarda arayan, zeki ama utangaç bir Massachusets Teknoloji Enstitüsü öğrencisidir. Okulun en yetenekli öğrencilerinin dahil olduğu ve her hafta sonu sahte kimliklerle Vegas’a giden yirmi bir oyununda durumu kendi lehine çevirmeyi bilen bir gruba alınır. Alışılmamış matematik profesörü ve istatistik konusunda dahi olan Micky Rosa’nın önderliğinde şifreyi kırarlar. Kartları sayıp karmaşık bir işaret sistemi kullanan ekip, kumarhaneleri soyup soğana çevirebilecektir. Paranın, Vegas’a özgü yaşam tarzının ve hem akıllı hem seksi takım arkadaşı Jill Taylor’ın cazibesine kapılan Ben, sınırları zorlamaya başlar. Kart saymak yasadışı değilse de ortada çok yüksek miktarlar dönmektedir. Sadece sayıları çözmek değil, kumarhanenin korkutucu güvenlik görevlisi Cole Williams’ın da bir adım önünde olmak gerekmektedir.
El Mariachi, sevgilisini katledip gitar çaldığı narin parmaklarını kıran gaddar Bucho'dan intikam almak için yanıp tutuşarak Meksika topraklarını diyar diyar gezmektedir. Bu yolculuk sırasında kendisine yaverlik yapan Buscemi'nin sayesinde bütün gittiği yerlerde bir efsane olan Mariachi, düşmanının izine iyice yakınlaştığı bir sırada güzel Carolina'yla tanışıp ona aşık olur. Bundan sonra bir hayli çetin bir mücadele başlayacaktır.
Arthur ve Franz her ne pahasına olursa olsun büyük bir vurgun yapıp zengin olmak isteyen iki yakın arkadaştır. Franz yeni tanıştığı genç ve güzel Odile'in büyükannesinin evinde gizlediği paralardan haberdar olduğunda hemen harekete geçerler. Sıfır hatayla planladıkları soyguna genç kızı ikna etmeleri kolay olmasa da, sonunda harekete geçerler. Ancak hayat her zaman planlananı vermez ve bazı sonuçlar beklenenden ağır olabilir * Fransız Yeni Dalgası'nın müstesna ismi Jean-Luc Godard, Serseri Aşıklar'daki üslubunu, teknik olarak daha az deneysel olsa da, tematik olarak sürdürerek, unutulmaz bir yapıma imza atıyor. Ve dikkatli sinemaseverlerin farkedeceği üzere, Quentin Tarantino'ya kuracağı yapım şirketi ismi için de ilham veriyor: 'A Band Apart'
Serinin ikinci filmi olan "Aliens"da bıraktığımızda Ripley, Bishop ve Newt uzay marinlerinin de yardımıyla uzaylı yaratıklardan kurtulmayı başarmış ve kendilerini dondurarak bir uzay gemisi ile yola çıkmışlardı.Bu filmde, gemileri Fiorina 161 isimli hapishane gezegenine varır. Çarpışmadan Newt ve Bishop sağ çıkamazlar oysa Ripley'in yanısırai, en büyük kabusu tüm yolculuk boyunca onlara gizlice eşlik etmiştir.Hapishane gezegeninde hiç bir tip silaha izin verilmez. Sakinleri ise eski katil ve tecavüzcülerin oluşturduğu dini bir kültün hakimiyetindeki bir mahkum kolonisinde yıllardır yaşam savaşı verdikleri için aralarına yeni katılan korkunç düşmanla savaşacak cesarete sahiptirler.Serinin, David Fincher tarafından yönetilen ve en çok eleştirilen bu üçüncüsünde, eski bir düşman ve alışık olmadığımız türden klostrofobik bir atmosfer bizleri bekliyor. Bir de hiç kuşkusuz, kalp atışlarımızı hızlandıracak bir gerilim.
Ölümünün üzerinden 200 yıl geçen Lt. Ripley, bir grup bilim adamı tarafından klonlanarak tekrar yaratıklarla savaşması için meydana getirilmek istenir. Fakat Lt. Ripley yeni yaratıklarla gelir. Bir grup kaçakla birlikte çalışması gereken Ripley, dünyayı ele geçirmeye çalışan yaratıklara karşı koyacaktır.