John Saxon
Mr. Kingstreet
Tippi Hedren
Mrs. Kingstreet
Rossano Brazzi
Italian Major
Brian O'Shaughnessy
Morgan
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Bu biyografide II. Dünya Savaşında saklanan Yahudileri tehdit eden ve yüzleresinin ölümünden suçlu olan Andries Riphagen’i hayatı anlatılıyor.
Film, Birleşik Krallık’ın başarılı başbakanı Winston Churchill’in (Gary Oldman) kariyerindeki ilk dönemine, Hitler’in etkisindeki Nazi Almanya’sı ile mücadelesine odaklanacak. Churchill, hayatının belki de en büyük sınavından geçecektir. Hayatında zor ve geri dönüşü olmayan ikilemlerden birini yaşar. Ya Nazi Almanyası ile barışçıl bir antlaşma yolu bulmaya çalışmalıdır ya da milletinin bağımsızlığı ve idealleri için Nazilerin karşısında sımsıkı durmalıdır. Durdurulamaz Nazi güçleri Batı Avrupa'da ilerlerken ve istila tehditi kapıdayken, bir yanda şüpheci bir Kral, bir yanda da kendisi karşıtı planlar yapan partisi varken Churchill bu zor zamanlarda dik durmalı, bir ulusu ayağa kaldırmalı ve dünya tarihinin ilerleyişini değiştirmelidir.
Winston Churchill, 1944 Haziran'ında bir milyon askere yakın müttefik kuvvetin gizlice İngiltere'nin güney kıyısında toplandığını öğrenir. Avrupa'yı istila etmeye ve Nazilerin sonunu getirmeye kararlıdırlar. Önlerinde duran tek şey ise Churchill'dir. Churchill, 1915 yılında Gelibolu sahillerinde vermiş olduğu yanlış kararın sonuçlarının tekrarlanmasından korkmaktadır. Yıllarca süren çatışmalarla tükenen, her şeyden kuşku duyan ve depresyonda olan Churchill, ülkesinin Blitz'e direnmesine yardımcı olan bir kahramandır. Ancak, savaş planını destekleme gücünü bulmak için soğukkanlı eşi Clementine'in desteğine ihtiyaç duyacaktır.
Film, Doğu Almanya'dan kaçarak Batı Almanya'da kendine bir hayat kurmaya çalışan fakat Nazi rejimi altında geçmiş çocukluğunun izlerinden kurtulamayan Alman sanatçı Kurt Barnert'in hikâyesini anlatıyor. 1930’ların Nazi Almanya’sında başlayan ve 30 yıllık bir döneme yayılan bu hikaye, insanları karanlıktan sanatın gücünün çıkarabileceğini gözler önüne seriyor. Gerçek olaylardan esinlenen filmde, Kurt ve Ellie üniversitede tanışır tanışmaz birbirlerine aşık olurlar. Ellie’nin babası, Profesör Seeband kızının erkek arkadaş seçiminden memnun değildir ve bu illişkinin bitmesi için elinden geleni yapmaya hazırdır. Fakat bilmedikleri şey, Kurt ile Seeband’ın yaşamlarının zaten yıllar önce Profesör’ün işlediği korkunç bir suç nedeniyle bağlantılı olduğudur. Kurt, ne kadar sanatına odaklanmak istese de, Nazi rejimi altında geçen çocukluğunun ve komünizmin gölgesinde kalan gençliğinin yarattığı travmalardan kurtulmak kolay olmayacaktır.