Rob Lowe
Nick De Angelo
Ally Sheedy
Rona
Amanda Pays
Lady Victoria Wingate
Julian Sands
Colin Gilchrist Fisher
Julian Firth
Geordie Nevitts
Alan Howard
Simon Rutledge
Gail Strickland
Las Vegas Lady
Michael Gough
Doctor Ambrose
Aubrey Morris
Doctor Quentin Boggs
Cary Elwes
Lionel
Bruce Payne
Peter Howles
Anthony Calf
Gareth Rycroft
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Bir futbol fanatiği olan Eric postacıdır. Orta yaş krizi geçiriyor ve hayatı da her geçen gün daha kötü gidiyordur. Fakat bir gün oğlunun bir hapını içmesiyle efsane Eric Cantona sanrısına kavuşur. Cantona artıkonun hayat koçudur.
Diana Guzman(Michelle Rodriguez), New York'un fakir mahallelerinde yetişmiş güçlü bir ruha sahip kızgın bir gençtir. Diana'nın hayatı ağabeyinin gittiği spor salonunda boks sporuyla tanışmasıyla değişir. Eğitmeni zor da olsa ona ders vermeyi kabul eder fakat kısa bir süre sonra Diana'nın bu spora olan yeteneğinin ve başarılı olmak için gereken kararlılığa sahip olduğunun farkına varır. Boks Diana'ya bir kimlik ve gurur kazandırmaktadır..
Hapisten yeni çıkan Gabriel Cane, hiç vakit kaybetmeden kendine bir ´iş´ ayarlar: Diggstown adlı, boksla yatıp kalkan bir kasabanın neredeyse tamamına sahip olan bir iş adamıyla bahse giren Cane, Diggstown´daki 10 boksörü 24 saat içinde nakavt edebilecek bir boksör bulmayı vadeder. Bu iş için düşündüğü isim de, 48 yaşındaki “Honey“ Roy Palmer´dır.
Frank Machin (Richard Harris) güçlü yapısı ve "vahşi" karakteriyle rugby sporunun zirvesine çıkmaya adaydır. Margaret Hammond (Rachel Roberts) ise Frank'in, kocasını iş kazasında kaybetmiş dul ve iki çocuklu ev sahibesidir. Frank, Margarete karşı hisler beslemekte ve hatta onunla ilgili evlilik planları yapmaktadır. Ancak Margaret, Frank ile arasındaki mesafeyi korumaya kararlıdır.
Ünlü beyzbol oyuncusu Lou Gehrig'in kariyeri ve hayat hikayesini anlatan bir yapım. Gehrig’in yaşamından uyarlanan The Pride Of Yankees, Amerikan erkeği açısından "duygusal sinema" dendiğinde ilk akla gelen filmlerden biridir. Gary Cooper’ın kariyerinin en başarılı performanslarından biri ile Gehrig’i canlandırdığı film, Gehrig’in konuşmasını Cooper’ın ağzından aktararak yürek burktuğu kadar, gururlandıran muazzam bir final de sunmaktadır...