Kevin Sorbo
Calvin
Jason Burkey
Luther
Eric Roberts
Augustine of Hippo
Stephen Baldwin
Jerome
John Schneider
Hilary Bishop of Poitiers
Michael Joiner
Bishop John Chrysostom
Vanessa Frank
Medieval Woman
Cassady McClincy-Zhang
Mary
Sid Roth
Jewish Man
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Sir Richard Attenborough'nun yönettiği Shadowlands hüzünlü ve huzurlu bir film. C.S Lewis (Anthony Hopkins) Oxford'da ders veren bir kitap yazarı. 1930'lu yıllarda geçen öyküde, Lewis'in Amerikalı bir hayranı olan Joy Gresham (Debra Winger) onunla tanışmak için İngiltere'ye geliyor. Birlikte çay içen iki edebiyat tutkunu bir süre sonra aşık oluyorlar, ancak bu aşk ikisinin de yaşamlarını mahvediyor. William Nicholson'un senaryosundan uyarlanan film, daha önce tiyatrolarda da sahnelenmiş ve büyük ilgi toplamıştı.
Umberto Eco'nun ünlü romanından sinemaya uyarlanan Gülün Adı (The Name Of The Rose), ortaçağda yaşanan heyecan yüklü bir detektif öyküsü aslında. Bir manastırda meydana gelen esrarengiz cinayetleri araştıran William ve genç çömezi Adso büyük bir belanın içinde olduklarını anlayacaktır. Felsefe ve edebiyatla dirsek temasını hiç kesmeyen filmi Jean Jacques Annaud yönetiyor. Jean-Jacques Annaud'u, Ayı, Sevgili, Tibet'te Yedi Yıl gibi filmlerden de tanıyoruz.
1880'lerin Güney Amerika'sında, ormanın derinliklerinde bir misyoner çarmıha gerilerek öldürüldükten sonra Peder Gabriel sorumlu kabîle ile irtibat kurmaya çalışır. Fakat yüksek tepelerde yerlileri arayan tek kişi Peder değildir. Sevgiden yoksun köle avcısı Mendoza da bu dokunulmamış bölgeyi keşfetmiştir. Mendoza sevdiği yegâne iki kişi olan kardeşi Felipe ve zengin ve genç bir dul olan Carlotte'un ilişkisini öğrenince kardeşini öldürecek kadar katı kalplidir. Ancak Peder Gabriel'in çabalarıyla misyona katılacak ve vahşi ormanlarda yerliler için çalışacak, hatta Peder'in tepkisine rağmen bu yolda savaşacaktır.
Hristiyanlığın ilk zamanlarında ve imparator Neron döneminde geçer.Romalı asker Marcus Vinicius (Robert Taylor) güzel Lygia(Deborah Kerr)'ya aşık olur ancak aşkına karşılık alamaz. Bir süre sonra sevdiği kadının Hristiyan olduğunu ve Roma'nın yakıldığını öğrenince onu kurtarmak için Romaya geri döner. Neron döneminde Hristiyanların gördüğü zulmü anlatan film 8 dalda Oscara aday gösterilmiştir.
Hristiyanlık tarihine klasik Hollywood gözüyle değil de sadelik ve özü arayan farklı ve cesur bir gözle bakan Scorsese'nin bu filmi de tıpkı uyarlandığı Kazancakis'in romanı gibi şimşekleri üzerine çekmişti. Kitap Roma Katolik Kilisesi tarafından derhal yasaklı kitaplar listesine alınmış, hatta Kazancakis 1957 yılında öldüğünde Ortodoks Kilisesi defin izni vermediği için cenazesi Kandiye'yi çevreleyen Venedik surlarının dibine gömülmüştü. Film de roman gibi özellikle radikal Hristiyan gruplarca şiddetle protesto edilmiş, hatta Paris'te filmin gösterildiği bir sinema salonu Molotov kokteyli atılarak yakılmak istenmişti. İngiliz televizyonlarında gösterildiğinde ise seyircilerden şikayet alma rekorunu kırmıştı. İstanbul Festivali'nde gösteriminin yapldığı Emek Sineması'na bomba ihbarları yapılmıştı...
Mühür çözüldü... Kıyamet alametleri beliriyor. İncil'de kıyametin habercisi olarak anlatılan yedi işaret dünyada teker teker görülmeye başlar. İsrail'de bir şehir buz tutar, Güney Amerika'da bir nehirde su yerine kan akmaya başlar. Yedi işaretten altısı gerçekleşmiştir ve kıyamete doğru ilerlenmektedir. Vatikan durumu derhal incelemeye alır ve dünyayı bu durumdan yalnızca bir kişinin kurtarabileceği kararına varır. Hristiyan mitolojisine göre masum bir kadın kendi canını bağışlayarak kıyameti durduracaktır. Bu kadın ise olaylarla hiç bir alakası olmayan, Amerika'da kocası ile kendi halinde bir hayat süren ve bir bebek bekleyen Abby Quinn'dir.
15. yüzyılda Tatarların saldırıları altında inleyen Rusya'dayız. Andrei Rublev hem bir keşiş hem de ikona ressamıdır. Barbarlık, şiddet ve kana kontrast olarak doğanın mucizevi güzelliği ve inanç Rublev'in beslendiği kaynaktır. Ne var ki bir köylü kızını tecavüzden kurtarmak için bir adamı öldürmek zorunda kaldığında hayatı ve Tanrı inancını yeniden sorgular. Yaratıcılık ateşinin, konuşmama ve resim yapmama yemini eden Rublev'in içinde yeniden yanmaya başlaması için toy bir delikanlının dev bir çan imal etmesini seyretmesi gerekecektir. Bu aslında sanatçı keşişin eserlerine gerçek renk ve hayatın da gelmesinin işaretidir.