Gene Hackman
Robert Caulfield
Anne Archer
Carol Hunnicut
James B. Sikking
Nelson
Harris Yulin
Leo Watts
J.T. Walsh
Michael Tarlow
M. Emmet Walsh
Sergeant Dominick Benti
Susan Hogan
Kathryn Weller
Nigel Bennett
Jack Wootton
J.A. Preston
Martin Larner
B.A. 'Smitty' Smith
Keller
Codie Lucas Wilbee
Nicholas
Barbara Russell
Nicholas' Mother
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Bir tren, gizli bir görev için Rocky Dağları'ndan geçerek, uzak bir ordu karakoluna doğru yol almaktadır. Ancak trendeki yolcular teker teker öldürülmektedir ve tek umutları, cinayetten yargılanmak üzere nakledilen gizemli John Deakin'dir.
John Kruger, 'Silici' adıyla tanınmakta olan bir tanık koruma görevlisidir. Tanıkların zarar görmemesi için onların geçmişlerini silmekte ve yeni kimlikler kazandırmaktadır. Yüksek teknoloji silahları ihalesinde hükümet yetkililerinin de karıştığı bir yolsuzluk olduğunu farkeden Lee Cullen isimli güzel bir kadını, koruması için Kruger görevlendirilir. İkilinin peşine düşen karanlık güçler, Kruger'a karşı yüksek teknolojili silahların yanısıra, tanık koruma programından bir haini de kullanacaktır.
Dairesinde tuhaf bir genç kız bıçaklanarak öldürülünce, Londra'da tatilini geçirmekte olan genç Kanadalı rençber Richard Hannay kendini casusluk ve cinayet içeren gizemli bir maceranın ortasında buluyor. Kız, ölümünden önce Hanney'e İngiltere'den kaçırılmakta olan çok gizli birkaç sırdan söz ediyor. Sinsi casusluk şebekesi liderinin, sağ elinin küçük parmağının bir parçasının kesik oluşundan tanınabileceğini anlatıyor, sonra da 39 Basamak'la ilgili bir şeyler söylüyor. 39 Basamağın sırrını çözmek, casus çetesini ortaya çıkarmak ve kendini cinayet suçlamasından temizlemek içinse Hanney'in sadece 48 saati vardır.
Özel efektler konusunda uzman olan Bryan Brown, hükumet tarafından çok gizli bir iş için görevlendirilir. Yeraltı dünyasının karanlık isimlerinden Jerry Orbach saldırıya uğramıştır. Hükumet ise, Orbach’ın mafya tarafından ölü bilinmesini istemektedir…
Marcus Burnett ve Mike Lowrey, Miami polis teşkilatında narkotik biriminde çalışan iki dedektiftir. Marcus ailesine çok bağlı ve emekliliğin bir an önce gelmesini isteyen, tehlikeyi hiç sevmeyen bir dedektiftir. Mike ise oldukça çapkın, tehlikeyi seven ve ayrıca ailesinden ona miras kalan para ile rahat bir hayat süren bir dedektiftir. Fakat bir gece çok ustaca bir planla 100 milyon dolarlık el konulan eroin polis deposundan çalınır. İkilinin araştırmaları sırasında bir polis tanığı öldürülür. Katiller tek görgü tanığını ise kaçırır. İki ortağın görgü tanığını kurtarmaları ve narkotik biriminin kapatılmaması için çalınan uyuşturucuları 72 saat içinde geri almaları gerekmektedir.
Bir trende karşılaşıp birbirlerinin babası ile karısını öldürmeyi düşünen iki kişinin hikâyesi, on yıldır ABD'de olan İngiliz Alfred Hitchcock'un ilgisini çekti. Yönetmen, her zamanki gibi, fiyatı düşürmek için adını vermeden kitabın film haklarını 7 bin 500 dolara aldı. Hikâye malum: Zengin psikopat Bruno (Robert Walker), tenis yıldızı Guy'a (Farley Granger), onun karısı ile kendisinin babasını öldürme işini değiş-tokuş etmelerini teklif eder. Derken fikrini uygulamaya koyar ve Guy'dan karşılığını bekler...
Dedektif Frank Bullitt'in yeni görevi oldukça basit görünmektedir. Haftasonu süresince önemli bir davanın tanığı olan bir yıldızı korumak. Ama daha gece bitmeden tanık vücudundaki tabanca mermileriyle yere yıkılmış ve ölü yatmaktadır; aklı başında ve seri polis Bullitt ise onu vuranlar ve yöneticilerini yere serene kadar dinlenmeyecektir.
Usta yönetmen John Frankenheimer'in imzasını taşıyan filmde, Paris her an Nazilerin kontrolünden çıkıp özgürlüğüne kavuşabilecek gibidir. En azından Alman subayı Albay Franz von Waldheim (Paul Scofield)'in aldığı istihbarat bu yöndedir. Yukarıdan ona gelen emir Jeu de Paume müzesindeki paha biçilmez sanat eserlerini anayurda getirmesi şeklindedir. Eserler Almanya'ya bir trenle sevk edilecek; demiryolu müfettişi Labiche (Burt Lancaster) de bu sevkiyata engel olmaya çalışacaktır. Tren sahnelerinde gerçek trenler ve istasyonlar kullanmakta ısrar eden Frankenheimer'in ne kadar haklı olduğu görülmüş, filme son derece gerçekçi ve heyecan dolu bir hava katan sahneler birçok yönetmeni etkilemişti.
1930'lu yıllarda İstanbul ve Paris arasında sefer yapan ünlü Şark Ekspresi' nde bir cinayet işlenir.Amerikalı bir milyoner trende ölü bulunur.Trende çok sayıda yolcu arasında ünlü Belçikalı dedektif Hercule Poirot' da bulunur.Trenin kara saplanıp durması, Poirot' ya yerel yetkililer duruma el koymadan önce cinayeti çözmesi için birkaç saat zaman verecektir.Türkiye' de bazı televizyon kanallarında Doğu Ekspresi'nde Cinayet adı ile de gösterilmiştir...