Gabriel Dufay
Louis XVI
Raphaëlle Agogué
Marie-Antoinette
Jean-Yves Berteloot
Turgot
Carlo Brandt
Necker
Jean-Christophe Bouvet
Loménie de Brienne
André Penvern
Maurepas
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
1950'lerin ikinci yarısında geçen film, Cezayir'in Fransa sömürgesi altından kurtuluşunun öyküsünü anlatıyor. Fransa tarafından terör örgütü olarak kabul edilen Cezayir direniş örgütü FLN'nin dört yöneticisinin yakalanması etrafında dönen hikayede, işgal altındaki bir ulusun direnişi resmediliyor. Direnişin biçimi terörizm şeklini alırken, yönetmen Pontecorvo silahlı mücadelenin meşrutiyetini ispatlamaya girişiyor * Belgesel tarzda çekilen ve Fransa'da uzun yıllar yasaklı kalan film, ABD ve İngiltere gibi ülkelerde işkence sahneleri makaslanarak gösterime girebilmişti. Oscar tarihinde bir ilke imza atan "La Battaglia di Algeri" hem 1966'da hem de 1968'de ayrı dallarda ödüle aday gösterilmişti. * bir halkın özgürlük arzusunu ve mücadelesini içinizde hissettirecek mükemmel sahneleri bulunan başarılı ve gerçek film. özellikle son sahnesi unutulmaz.
1810 yılındaki Napolyon Savaşları sırasında İspanya'da İspanyol askerleri ve köylüleri zor koşullarda savaşır. General Jovet liderliğindeki Fransızlar, 13 metre uzunluğunda ve 7 ton ağırlığındaki tek İspanyol topunu ele geçirmek istiyor. İngilizlerin de topa ihtiyacı var ama Fransızlara karşı İspanyolların yanındalar. İngilizler, İspanyolların topunu almak ve İspanyol askerlerinin yardımıyla dev topu Santander'e çekmek için bir deniz kaptanını - adı Anthony Trumbell - İspanyol kampına, General Larena'ya gönderir. İspanyolların lideri ise asabi, huysuz bir ayakkabıcı olan Miguel'dir ve iki yüz adamını Avila'ya yönlendirip tek topu İspanya'nın yarısına sürüklemek ister. Miguel ve Anthony tamamen farklı iki adam, asker ve liderdir. Her ikisi de farklı şeyler istiyor, farklı liderlik istiyorlar, tek bir konuda hemfikirler; aynı güzel kadına aşıklar.
Sinema tarihinin en çok ödül alan, en geniş kadrolu filmlerinin başında gelen Son İmparator destansı bir öyküdür: 2 yaşında tahta çıkan Çin'in son imparatoru Pi Yi'nin gözünden 60 yılın öyküsü. Çekimi 2,5 yıl süren, 19 binden fazla kişinin rol aldığı film çok şık ve estetik bir görkemli yapımdır. Bertolucci sinemasının izlerini de taşır: Yasak Kent'in avlusunda binlerce figuranla çekilen sahnelerden ipek çarşafların altında belli belirsiz sevişen üç bedene kadar... Son İmparator aynı zamanda Bertolucci'nin Oryantal Üçlemesi'nin ilk filmidir. Bu seri daha sonraki yıllarda çekeceği Çölde Çay ve Küçük Buda ile tamamlanır.
Antonia Fraser’ın çok satan kitabından, Sophia Coppola tarafından beyazperdeye uyarlanan film, tarihin en ünlü kadın figürlerinden birine, Fransa kraliçesi Marie Antoinette’in dramına odaklanıyor. Dönemin politik ve siyasi şartları gereğince Fransa kralıyla evlendirilen genç Avusturya kraliçesi Marie Antoniette, yaşamını sürdüreceği bu yeni hayat düzeninde çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. Kayıtsız ve ilgisiz bir kocaya sahip olan genç kraliçe, Versailles sarayının ihtişamlı gölgesi altında çeşitli siyasi oyunlara ve politik hesaplaşmalara tanık oluyor. Genç kraliçe bu alışık olmadığı düzende mücadele etmenin yolunu uçarı partilerde ve tehlikeli dostluklarda ararken, film kadın başrakarakterini tüm insansı halleriyle ele alıp alışılmışın dışında bir Marie Antoniette portresi çiziyor.