Karin Dor
Lisa Bruekner
Joel Fabiani
Bill Cross
Wolfgang Brook
Inspector Woelke
Hanna Landy
Frau Ziemler
John Robotham
Dieter Beckmann
Norman Marshall
Captain Gohr
Frederick Tully
Officer Braun
James Dobson
Officer Garth
Alexander Davion
Dereck Stanhope
Neda Arnerić
Hilda Beckmann
Goran Sultanović
Gravedigger
Janez Vrhovec
Second fisherman
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Televizyon için çekilen bir belgeselde ortaya çıkan buluntu görüntülerden oluşan beş tüyler ürpertici korku hikâyesi, izleyicileri unutulmuş 1980'li yılların acımasız yeraltı dünyasında kan dolu bir yolculuğa çıkarıyor.
Bir komedi, korku klasiği olan Kara Göl’ün devamı olan KARA GÖL 2’de Şerif, kendi bölgelerinde avlanan garip ve devasal timsahı bulmak için New York’tan gelen taşılbilimciyle iş birliği yapar.Şerif ve taşılbilimci araştırmaya başladıktan kısa bir süre sonra tahmin ettikleri gibi gölde 1 değil tam 3 adet timsah olduğunu anlarlar! Katliam başlamak üzeredir. Onları gördükten sonra Kara Göl’ün sularında yüzmek eskisi kadar kolay olmayacaktır...
Collingwood ailesi tatil için bir dağ evine giderler. Ailenin kızı Mari, orada Paige ile arkadaş olur. Fakat bir çete tarafından iki arkadaş kaçırılır ve Mari ellerinden kurtulmaya çalışırken vurulur. Çete üyeleri kendilerine sığınacak bir ev ararken tesadüfen Mari'nin ailesinin evini bulur. Herşey ortaya çıktığında failler kurban durumuna düşecektir. The Last House On The Left, 1972 tarihli, Wes Craven imzalı kült korku filminin yeniden yapımı.
1982’deki Romero-King işbirliğinin meyvesi Creepshow’un başarısı, ilki kadar tatmin edici olmasa da kendince kültleşmeyi bilen bu devam filmine vesile oldu. Bir kez daha 50’lerin E.C. Comics dönemi korku çizgi romanlarına öykünen bu hikaye derlemesini bu kez Romero yönetmediyse de, senaryoya imza atmayı bilmiş. King’in çok sevilen Raft’ını da içeren derlemede İhtiyar Şef Odunkafa ve Otostopçu diğer öyküler. Kalitesi, içerdiği öykülerle paralel yükselip alçalan filmin yönetmeni Michael Gornick’in, Romero’nun yetiştirmesi olduğunu da ekleyelim...
Claire Spencer sesler duymaya ve ürkütücü görüntüler görmeye başladığında, dünya dışı bir ruhun onunla iletişim kurmaya çalıştığını düşünür. Bu sırada, kocası ona gördüğü her şeyin kafasında olduğunu söyleyerek güven vermeye çalışır. Ancak Claire araştırdıkça, sevdiği adamın bu konu hakkında düşündüğünden çok daha fazlasını bilebileceğini keşfeder.
“Üç gün içinde öleceksin!” Nina ve arkadaşları aldıkları bu cep telefonu mesajının aptalca bir şaka olduğunu düşünürler. Ancak Nina’nın erkek arkadaşı ertesi sabah, ayaklarına beton bir blok bağlı şekilde göle atılmış olarak bulunur. Nina’nın bir başka arkadaşının da vahşi bir saldırıya uğraması ile gençler hayatlarının tehlikede olduğunu fark ederler. Nina ve arkadaşları ölüm listesindedir. Peki ama neden? Nina peşlerindeki kana susamış katilin kimliğini açığa çıkaracak bir ipucuna ulaşır. Ancak her geçen an ölümlere bir yenisi eklenmekte ve her geçen cinayet bir öncekinden daha vahşi bir biçimde işlenmektedir.
Kolej sonunda bitmiş ve beş arkadaş iş hayatına atılmadan önce bir kaç gün doğanın ve arkadaşlıklarının tadını çıkarmak için ormandaki eve tatile gitmişlerdir. Fakat kamplarına gelen yaralar içindeki yabancı nedeniyle parti ölümcül bir hale dönüşmüştür. Korku ile havaya ateş açan gençler yabancının birden bire ağaçların arasında kaybolduğuna şahit olurlar. Fakat gerekli bağlantı gerçekleşmiş ve düşman ortadan kaybolmuştur. Gençlerin tansiyonunu yükselten asıl olay ise guruptaki kızlardan birinin et yiyen bir virüs aldığını fark etmeleri olur. Arkadaşları gözlerinin önünde daha da kötüleşmeye başlayınca, kendilerini kurtarmak adına onu bir kulübeye kapatırlar. Ağaçlarla çevrilmiş bu kulübede, bir sonraki kurbanın kim olacağını bilmeden göremedikleri bir düşmana karşı korku içinde beklemektedirler. Civardaki insanlar kulübede neler olduğunu anladıklarında enfeksiyonun kasabaya bulaşmaması için ölümcül bir kovalamaca başlar. Ya ölecek ya da öldüreceklerdir...
Hastanede dirilen hokey maskeli canimiz Jason, tüm dikkatini Jarvis ailesine ve o ana dek sorun nedir bilmeyen bir grup gence yöneltir.
Placid Gölü'ndeki turistler ansızın bir canavar timsahın saldırısı sonucu ölmeye başlarlar. Bunun üzerine New York'tan konuyla ilgilenmesi için özel görevliler gönderilir. Bundan sonraki gelişmeler biraz vahşet dolu olacaktır. İçinde komedi ögelerini de sıklıkla barındıran film, klasik konusuna rağmen Bridget Fonda ve Bill Pullman gibi usta oyuncularla cazip hale geliyor.