Eriko Takeda
Kyoko
Àlex Brendemühl
Alex
Judith Magre
Judith
Agnès Château
Anne Benoît
Augustine
Doby Broda
SDF
Julie Debazac
Julie
Sabine Lenoël
Sabine
Jérémy Kapone
Jeremy
Christophe Perez
Stranger
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Allen Interiors’dan sonra yine birbirinden farklı üç kızkardeşin hikayesini anlatıyor. Merkezde Hannah olmak üzere kızkardeşleri Holly ve Lee’nin birbirleriyle ve erkeklerle olan ilişkileri üzerinden giden filmde Allen komediyle dramayı harmanlıyor. Ailenin en mükemmeli ve kızkardeşlerinin kıskandığı Hannah; iyi bir eş, iyi bir kardeş, iyi bir anne ve başarılı bir aktristtir. Lee kendisinden yaşça büyük bir adamla bir ilişki yaşamaktadır. Holly ise hiçbir işinde ve ilişkisinde dikiş tutturamayan en küçük kardeştir. Ancak Hannah’nın hayatı aslında o kadar da mükemmel değildir çünkü kocası uzun zamandır kızkardeşi Lee’ye aşıktır. Bir yandan da Hannah’nın eski kocası Mickey hayatın anlamını aramaktadır. Film; aile, ilişkiler, fedakarlıklar ve en önemlisi de hayatın anlamı üzerine mizahla kavrulmuş derin felsefeler barındırıyor. Ayrıca Woody Allen’a en iyi senaryo dalında oscar kazandırmıştır..
Piyangodan Monica Bellucci'yi kazansaydınız? Ya da hep hayalini kurduğunuz ancak yanına bile yaklaşamadığınız herhangi birini? Kolay kolay yüzünüze gülmeyecek olan talih François'e selam vermeden geçmez. Piyangodan büyük ikramiyeyi kazanan adam da ilk iş olarak Pigalle gece kulüplerinin efsane güzeli Daniela'nın yanında alır soluğu. Sıradan bir günde yanına bile yaklaşamayacağı bu kadına reddedilmesi güç bir teklif yapar. Karısı olarak geçireceği her ay 100.000 Euro ile ödüllendirilecektir. Paranın sıcaklığı erkenden elini yaksa da, teklifi kabul eden Daniela, Charly ve büyülü gece hayatından uzak kalmaya dayanabilecek midir?
Toplumun kurallarıyla boğuşan, cinsellik ve özgürlüklerinin karmaşasına düşen karakterlerle dolu, birbirine muğlak derecelerde bağlı olan bölümlerden oluşan bir Bunuel filmi. Filmde, bir yemek masası çevresinde klozetlere oturmuş insanların kimsenin görmediği yerlere çekilip yemek yemek için özürlerle sofradan kalkmaları gibi sahneler mevcut. Komik ve çılgın öğelerin bulunduğu filmde, Luis Bunuel sürrealistliğini doyasıya ortaya çıkarmıştır. Onlarca başyapıt çıkarmış bir yönetmenin en sıradışı çalışmalarından biri * bunuel: ironi ve absürtlük... toplumu yerden yere vurarak eleştiren, bitirmediği, yarım bıraktığı hikayeler ile insanı meraktan çıldırtan bir film * İnsanların özgürlüğü aradıkları ama onun anlamını bilmedikleri ve daha çok ondan korkmaları... Sahnelerde hep ters ilişki var, burada asıl özgürlük bir hayalet gibi (komünist manifestonun giriş bölümünde böyle bir hayalet benzetmesi yapılmakta) küçük burjuva ve konfor arayışındaki insanların arasında sadece geziniyor.
Dört mücadeleci aktör, California Big Bear’de onları birer yıldız yapacak senaryoyu yazmak üzere toplanır. Sorun şudur: Hikaye fikri ortaya çıktığında ne olacak? — bir zalim tarafından işkence gören bir grup arkadaş hakkında bir korku filmi — gerçek olmaya başlıyor mu?