野田洋次郎
Hiroshi Sonoda
杉咲花
Mai Miyada
リリー・フランキー
Touru Yokota
古舘寛治
Doctor Mizutani
市川紗椰
Satsuki Ozaki
森下能幸
Tanaka
Riku Sawada
Takuto Hashimoto
大竹しのぶ
Hiroshi's Mother
岩松了
Hiroshi's Father
宮沢りえ
Takuto's Mother
MEGUMI
Haruko Takeda
佐藤健
Janitor
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Daniel ve Bay Miagi'nin birlikte kazandıkları turnuvadan sonra Daniel, gelişen olaylarla Miagi'nin yanına taşınır. Bu sırada Okinawa'dan Miagi'ye babasının hasta olduğuna dair bir mektup gelir. Miagi tek başına gitmek istese de Daniel, kolej parasından harcayarak ona eşlik eder. Okinawa'ya vardıklarında bir zamanlar Miagi'nin en iyi arkadaşı olan Sato tarafından kötü şekilde karşılanırlar. Miagi ve Sato Miagi'nin babasından beraber ders almışlar fakat aralarına bir aşk girdiği için birbirlerine düşman olmuşlardır. Tomi Köyüne geldiklerinde ikiliyi Yukie ve onun yeğeni Kumiko karşılar. Miagi'nin babası son nefesinde iki öğrencisini barıştırmaya çalışır. Fakat Sato hocası ölür ölmez Miagi'ye kendisi ile yüzleşmesi için üç gün verir. Daniel'ın başına ise Sato'nun yeğeni ve en az onun kadar acımasız olan Chozen bela olur.
Feodal Japonya'da, klanlar arasındaki kanlı bir savaş sırasında, yenilmiş bir ordunun askerleri olan iki korkak ve açgözlü köylü, onları dağlarda saklı bir kaleye götüren gizemli bir adama rastlar.
İkinci Dünya Savaşının belki de en gizli kalmış olaylarından biri olan ve Japonlara esir düşen askerlere Burma ormanlarının derinliklerinde yaptırılmaya çalışan demiryolunun gerçek bir yaşantıdan alınan öyküsü. Bu son derece zor şartlarda, aşırı nem, sıcak, sivrisinekler vs. bir yana aç bırakılmaları, saatler boyu durmadan çalışmaya zorlanmaları, her an öldürülme lorlusuyla yaşamaları, bu esir kampındaki askerlerin hayatlarını gerçekten de tam bir cehenneme döndürmüştür. Kendilerini esir tutanlar tarafından intikam, kaçma ve hayatta kalma duyguları adeta yok edilmiş ama onlar içlerinde kalan son umut ve şeref kırıntıları sayesinde, inatla denebilecek bir azimle, kaçıp kurtulabilecekleri o anı beklemektedirler.