Mohanlal
'Puli' Murugan
Jagapati Babu
Daddy Girija
Lal
Balaraman
Vinu Mohan
Manikuttan
Bala
Shiva
Suraj Venjaramoodu
Poongayi Sasi
Kishore
R. K
Kamalinee Mukherjee
Myna
Makrand Deshpande
Mariyappan
Noby Marcose
Benny
Ajaz Kollam
Murugan's childhood
Hareesh Peradi
Girija's confidant
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Küçük fakat dev gibi bir yüreğe sahipFilm, ünlü aktör Michael J. Fox'un seslendirdiği, küçük fakat dev gibi bir yüreğe sahip olan küçük fare Stuart'ın kendi kimliğini ve ait olduğu yeri araması sırasında başından geçenleri konu ediyor. Oskarlı oyuncu Geena Davis, Jonahtan Lipnicki ve Hugh Laurie'nin canlandırdığı gerçek insanlardan oluşan Little ailesi Stuart'ı evlat edinir. Bir birliktelikten sonra ailenin kedisi olan ve Nathan Lane'nin seslendirdiği Snowbell, Stuart'ın can düşmanı olur. Maceralarla dolu bu garip birliktelik Stuart'a aile, sadakat ve arkadaşlık kavramlarının gerçek anlamlarını öğretir.
Travis zengin yeraltı işleriyle uğraşan bir adamın oğludur ve aynı zamanda kendisi hazine avcısıdır. Peşinde olduğu şeyi bulmak için Amazonlara kadar giden genç adamın başına belalar açılmak üzeredir. Travis’in babası adına çalışan ve kendine yeni bir sayfa açarak temiz bir hayata başlamak isteyen Beck son bir iş karşılığında özgür kalma teklifi alır ve bunu ister istemez kabul eder. Beck patronunun oğlunu kurtarmak için Brezilya yolunu tutar fakat burada işler hiç planladığı gibi gitmez.
Abisi Eric’in (Dennis Chan) Dünya Kickbox Şampiyonu seçilmesi üzerine Kurt (Jean-Claude Van Damme), onunla birlikte Tayland’a gitmektedir. Eric küstah hareketlerde bulunmakta ve Tayland’ın geleneklerini umursamamaktadır. Tong po (Michel Qissi) ile yapmış olduğu karşılaşmada Eric felç geçirir. Bu durum üzerine Kurt abisinin intikamını almaya karar vermiştir.
Carmen ile kardeşi Juni, çok sıkıcı bir anne ve babaları olduğunu düşünmektedir. Ancak onların bilmediği bir şey vardır. Zamanında annesi ve babası, kendi ülkelerinin çok gizli birer ajanı olarak çalışmışlar ve sonra evlenip çocuklarına iyi bir hayat yaşatmak için çabalamaktadır.Eski arkadaşlarının bir kısmı aniden ortadan kaybolunca Cortezlerin emeklilik yaşantıları da son bulmuş ve onlara ne olduğunu öğrenmek üzere harekete geçmek zorunda kalmışlardır. Bu eski ve işlerinin erbabı iki ajanın akıllarına gelmeyen şey ise çocuklarının da bu araştırma olayına katılmalarıdır.
Ray Brandbury'nin kısa öyküsünden yarlanan bilim kurgu macera "Sound Of Thunder", zaman yolculuğunun sadece mümkün olmakla kalmayıp aynı zamanda da kârlı bir tekel haline dönüştüğü gelecek zamanda geçiyor. Bu işten en çok kâr sağlayan da, zengin müşterilerini tarih öncesi çağlara avlanmaya götüren Time Safari sirketinin sahibi Charles Hatton (Ben Kingsley)'dır. Geleceği değiştirecek bir gezi sonrasında, deneyimli kaşif (Edward Burns) zaman içinde yolculuğu keşfeden kişiyle (Catherine McCormack) insan ırkını yer yüzünden silebilecek korkunç tarihsel değişimlerin arkasındaki sırrı ortaya çıkartmak için bir takım oluşturur. Tarih öncesi döneme gönderilen bir avcı, izlemesi gereken yoldan çıkınca tarihi feci yollarla değiştiren bir olaylar zincirine sebep olur...
Öykü, henüz beyaz adamın Yeni Dünya’yı keşfetmediği dönemlerde geçiyor ve yerli bir çocuğun inanılmaz hikayesini anlatıyor. Büyük ruhlar bir çocuğu ders alması için bir başka canlının bedenine sürerler. Abisi, kendi yavrularını korumaya çalışan bir ayı tarafından öldürülen Kenai, kendisini bir ayının bedesinde bulur. İntikam hikayesi Kenai’yi de tehlikeye sokacak ama öte yandan hayatı bir başka canlının gözlerinden yeniden keşfetmesini sağlayacaktır.
Bu geyikler muhabbeti çok seviyor. yepyeni bir filmle geri döndük dostum! hem de sadece biz geyikler değil, hani şu büyük ayı (kenai) ve onun küçük ayı kardeşi (koda) ve yeni kız nita. bayağı becerikli kız dostum, ne dersin? hadi siz de kahkaha ve macera dolu bu eğlencede bana ve kardeşime katılın – bu arada bu sefer hikayede birkaç bayan geyik de var!. tüm aileniz için harika değil de ne?
Maximum Overdrive 1986 yapımı Stephen Kingin yönettiği ve kendisinin Trucks isimli kısa hikâyesinden uyarlanmış, senaryosunuda yazdığı bir korku filmidir. Dünyanın bir yıldız taraf geçtiği dönemde bir çok arabanın, kola makinesi, saç makinesi dahil olmakla tüm makinelerin canlanıp insanlara saldırmasını, ve bir kafede yumurta pişiren genç bir adam Bill Robinsonun onlara karşı savaşmasını konu almaktadır. Stephen King En Kötü Yönetmen, Emilio Estevez ise başarılı kariyerinde ilk ve tek kez En Kötü Aktör Razziesine bu film ile aday olmuştu. Ancak film Fantasto Festivalinde En iyi film Dalında ödüle aday gösterilmiştir.
Ejderhalar Berk Adası'nı kendilerine mesken seçmişlerdir. Senelerce acımasız mahlukat tarafından yağmalanan talihsiz adanın biçare yerlileri için hayvanlarını çalıp evlerini yakan bu ejderhaları tepelemek bir nevi namus borcudur. Yetişkinlik çağına erişen genç erkeklerin yapması gereken tek şey bir ejderhayı öldürmektir. Zamanı geldiğinde köyün şefinin tuhaf oğlu Hiccup, icat ettiği tuhaf mekanizmalı silahı bir yaratığa doğrultarak onu öldürmeye yeltenir. Nadir bir türe ait olan bu ejderhayı bir türlü öldüremeyen Hiccup, hayvanı ormana götürerek serbest bırakır. Sonrasında ise aralarında sadakat ve içtenlik barındıran bir arkadaşlık gelişir.