John Hodiak
Capt. George P. Slocum
Maureen O'Sullivan
Nancy Slocum
John Derek
Lt. Pete Barker
Audrey Totter
Kate
Harvey Lembeck
Sgt. Maxie Steiner
Richard Erdman
Pvt. Swenson
Todd Karns
Jerry Barker
William Chun
Clancy
Dabbs Greer
Pilot
Sumner Williams
Jeep Driver Sergeant (uncredited)
Norma Randall
Gorgeous Blonde (uncredited)
Robert Stevenson
Medic (uncredited)
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Filmde 1951 yılında Kore Savaşı sırasında cephenin gerisinde görev yapan ve MASH ('Seyyar Ordu Cerrahi Hastanesi' anlamına gelen 'Mobile Army Surgical Hospital' kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır) adı verilen sahra hastanelerinden birinde görev yapan ve genel olarak 'kasap' olarak adlandırılan bir grup cerrah ve yardımcı personelin serüvenleri anlatılmaktadır. Bu cerrahlar ekibinin hiç biri meslekten asker değildir. Buraya sivil hastanelerden gelmişlerdir. Dolayısı ile askeri disiplin buradaki çadır hastanelerde en son görülecek şeydir. Her gün yapılan ağır ameliyatlar, kesilen uzuvlar, ölen insanlar ve savaşın diğer acıları arasında gülmeye, eğlenmeye ve gırgırlarını geçmeye vakit bulabilirler, tabii asli görevlerini hiç aksatmadan. Aslında filmde tek bir çarpışma sahnesi yer almaz, buna rağmen MASH en büyük savaş karşıtı filmlerden biridir...
Kore Savaşı’ndan yıllar sonra, savaş alanda yapılan bir kazı Jin Tae Lee'yi geçmişe götürür. Kazıdan çıkan bazı eşyalarla savaş sırasında kaybolan ağabeyinden bir ize ulaşabileceğini uman Jin Tae sayesinde 1950-53 yıllarında iki ülke arasında patlak veren savaşa tanık oluruz. Savaş çıkmadan önce üniversite öğrencisi olan Jin Tae Lee, ağabeyi ile ayakkabı tamirciliği yapmaktadır. Annesi ve ağabeyinin nişanlısı ile kurdukları mutlu ve sıradan bir yaşamları vardır. Ağabeyi bir yandan annesine ve kardeşine bakarken, diğer yandan da evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Her şey normal giderken Kuzey Kore ve Güney Kore arasında savaş çanları çalar. Aile göç etmek durumunda kalır fakat iki kardeş yolculukları esnasında askere alınırlar. Ağabey Jin Seok'un hayattaki tek bir amacı artık savaştan sağ salim ve zaferle çıkarak ailesinin yanına dönmektir...
Film 1953 yılının Nisan ayında, Kore Savaşı 'nın son zamanlarında geçer.Amerikan 7.ci Piyade Tümeni 'ne ait bir bölük Amerikan askeri ile Çinli askeri birlikler arasında hiçbir stratejik veya taktik değeri olmayan Pork Chop adlı bir tepenin alınması ve elde tutulması için yapılan kıyasıya mücadele anlatılmaktadır.Bu mücadele her iki taraf için de tartışmalı ve gereksiz kabul edilir.Zira ateşkes çok yakındır ve tepenin herhangi bir önemi yoktur.Yakında başlayacak olan ateşkes görüşmelerinde masada bir koz olarak kullanılmak üzere onca askerin gereksiz yere feda edildiği ileri sürülmüştür…
Bir bölgede çatışmaya giren bir grup Kuzey ve Güney Kore askerinden kurtulanlar, tesadüfen savaştan habersiz Dongmakgol adlı bir kasabada karşılaşırlar. Fakat köylülere zarar vermemek için köyden ayrılana kadar zorunlu ateşkese giderler. Ayrıca köyde, keşif uçuşu yaparken düşen bir Amerikan askeri de bulunmaktadır. Bu üç taraf, bir süre de olsa Dongmakgol'da beraber yaşamayı öğrenmek zorunda kalacaklardır...
Filmde, askere çağrılan bir adamla köyde bıraktığı nişanlısının hikâyesi anlatılır. Yolculuğu sırasında tesadüfen bir köyden geçen Osman, Güllü'yle karşılaşır ve âşık olur. Köyde kalmaya karar veren Osman, köyde birisinin yanında çalışmaya başlar. Kısa zamanda çalışkanlığıyla köylülerin sevgisini kazanan Osman, herkese örnek olur. Bu sırada Güllü'yle nişanlanırlar. Bir müddet sonra askere çağrılan Osman, Güllü'yle evlenmek için askerlik dönüşünü bekleyecektir.
1950 yılında Kuzey Kore, Güney Kore' ye saldırdığında Birleşmiş Milletler' in yaptığı yardım çağrısı sonucu Türkiye, Kore'ye bir tugay gönderir. Her şey gönderilen tugayın içindeki askerlerden birisi olan Süleyman Astsubay'ın savaş meydanında annesi babası öldürülmüş küçük bir kız bulmasıyla başlar. Süleyman Astsubay bulduğu 5 yaşındaki küçük kıza ay gibi yüzü olduğu için Ayla ismini verir. 15 ay boyunca Ayla'nın bakımını üstlenen Süleyman Astsubay'ın artık Türkiye' ye dönmesi gerekmektedir. Ayla'yı bırakıp gitmek istemeyen Süleyman, Ayla'yı Türkiye'ye götürmek için birçok yolu dener ancak bir türlü Kore yasalarını aşıp Ayla'yı Türkiye'ye dönerken yanına alamaz. Savaş günlerini geride bıraktıktan 60 yıl sonra Ayla ve Süleyman tekrar bir araya gelirler.