Maj-Britt Nilsson
Marta Olsson
Stig Olin
Stig Eriksson
Birger Malmsten
Marcel
John Ekman
Mikael Bro
Margit Carlqvist
Nelly Bro
Victor Sjöström
Sönderby
Sif Ruud
Stina (uncredited)
Erland Josephson
Bertil (uncredited)
Ernst Brunman
Concert Hall Doorkeeper (uncredited)
Georg Skarstedt
Anker, Flute Player (uncredited)
Svea Holst
Nurse at the Maternity Ward (uncredited)
Ingmar Bergman
Expecting Father at the Maternity Ward (uncredited)
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Stil ve varlığın, mizah ve insanlığın muhteşem bir bileşimi! 42 yaşındaki Manhattan yerlisi Isaac Davis işinden nefret etmektedir. 17 yaşında Tracy adında hiç sevmediği kız arkadaşı ve evlilikleri hakkında bir kitap yazan Jill adında lezbiyen bir eski karısı vardır. Ve Isaac onu boğazlamak istemektedir. Ancak en iyi arkadaşının seksi ve entellektüel metresi Mary ile tanışınca, Isaac tepeden tırnağa şehvetle dolar * Manhattan, New York aşığı Allen’ın kendi şehrine, semtine yazdığı bir aşk mektubu gibidir, kendi dünyasına bir güzellemedir. Manhattan, 70’ler sonu Amerikası’nın güvensizliğini başarıyla yakalamış bir film. Eskisinden daha çok kazanan, daha fazla özgürlüğe ve seçme hakkına sahip olan şehirliler, suçluluk ve güvensizlik duygularıyla boğuşuyorlar. Bu zeka eseri, dengeli, aynı zamanda hüzünlü siyah/beyaz komedi en sevilen filmler arasındaki yerini hep korudu.
Anna, kocası Sean'ın ölümünün ardından günlük hayatına geri dönen genç bir duldur. Evlenmek üzere nişanlanan Anna, Sean olduğunu söyleyen on yaşındaki bir çocukla tanışır. Anlattığı şeylerin saçmalığına rağmen Anna çocuğu aklından bir türlü çıkaramaz ve çocukla olan ilişkisi hayatında vermiş olduğu tüm kararları ve seçimleri sorgulamasına neden olur.
30 yaşındaki Joy Jordan; anne ve babasının, Florida güneşi altında yeni bir yaşama doğru uzaklaşırlarken arkalarında bıraktıkları New Jersey'deki evde, yalnız yaşayan, bekar bir genç kadındır. Yaşlı çiftin sevgiden yoksun ve acıklı evlilikleri ise, cazibesi yıllar önce sönmüş olan Diane'ın tehdi altındadır. Öte yandan hayattan umudunu kesmemiş olan Joy, doğru erkeğin ve kariyer başarısının hemen köşeyi dönünce karşısına çıkabileceğini düşünecek kadar saf gözlerle bakmaktadır yaşama. Halihazırdaki erkek arkadaşı Andy'yi kaybettikten bir süre iş değiştirip yetişkinler için eğitim veren bir "hayır kurumunda" işe başlar. Buradaki öğrencilerinden Rus göçmeni, taksi şoförü ve bir hırsız olan Vlad ile romantik bir ilişkiye de girecektir.
Woody Allen filmografisi içinde mütevazi, ama iyi bir yer tutan küçük ve oldukça sempatik bir film. Siyah-beyaz film, Allen'ın bir sanatçı olarak her zaman varolan yaratma komplekslerini en çok dışavuran film olarak biliniyor. Fellini'nin unutulmaz filmi "Sekiz Buçuk"a bir gönderme niteliğindeki filmde ünlü bir sinema yönetmeni olan Sandy, Stardust Oteli'nde düzenlenen bir festivale katılır. Bunalımın eşiğindeki sanatçı burada da hayranlarının ve eleştirmenlerin tacizinden bir türlü kurtulamaz. Üstüne üstlük içinde gitgide artan korku ve komplekslerle karşılaşarak zor günler geçirmektedir. Sandy, festival süresince hayatını ve yaptığı işleri bir kez daha gözden geçirecektir.