Patrícia Niedermeier
Chico Díaz
Ana Abbott
Francisca de Oliveira
Alexandre Dacosta
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
2. Dünya Savaşı'nda önemli bir yeri olan Scheldt Muharebesi sırasında bir planör pilotu, bir Nazi askeri ve gönülsüz bir Direniş askerinin hayatı trajik şekilde kesişir.
1968'de, Kuzey Koreli özel bir birlik, Güney Kore başkanına suikast düzenlemek için bu ülkeye sızdı. Başarısız olmalarına rağmen, Güney Kore hükümeti, Kuzey Kore lideri Kim Il-sung'un öldürülmesi amacıyla, suçlulardan oluşan özel bir cinayet birliği kurdu. Silmi Adası, kaderleri hükümetlerinin elinde olan bu eski mahkûmları izliyor. Gerçek bir olaya dayanan ve Güney Kore'de yapılan en pahalı filmlerden biri olan bu çarpıcı aksiyon filmi, ülkesinde on milyondan fazla izleyici topladı.
Dünya Savaşı'nın sonuna doğru Binbaşı Charles Whittlesey'in müfrezesine stratejik önemi olan bir noktanın ele geçirilmesi emri verilir. Ancak her şey ters gider. Söz verilen takviye birlikleri ile malzemeler Almanlar tarafından ele geçirilir. Genç İrlandalılar ve İtalyan asıllı Amerikalılardan oluşan birliğiyle Binbaşı, Alman birlikleri tarafından kısa sürede kuşatılır...
Tek bir kişi tarihin yönünü değiştirebilir mi? Değiştiremez. Ne ki, tek bir kişi zorlu bir gelişimin hızlandırıcısı olabilir. Polonya'da Dayanışma Hareketi oluşumunun göz ardı edilen kahramanı Anna Wlastzavsky esin verdiği bu dayanışma destanı tarihsel olgular çerçevesinde Alman usta Volker Schloendorff'un siyasal sinema geleneğini sürdürüyor. Film, işine kararlılıkla bağlı olmasına rağmen bir iftira yüzünden boşta kalan işçi Agnieszka'yı öykülüyor. Arkadaşları Agnieszka'nın işe geri dönebilmesi için dayanışma içinde greve gider. Beklenmedik biçimde önce tüm tersane, ardından Polonya'daki tüm fabrikalar greve katılır. Dayanışma Hareketi'nin doğuşu artık an meselesidir.
Kendisine büyük bir miras kalan Amerikalı Isabel Archer kendini bulabilmek için Avrupa'ya gider. Kendisini İngiltere'ye kadar takip eden Caspar Goodwood'un tüm ısrarlarına rağmen onunla arkadaşlık etmeyi ustalıkla geçiştiren Isabel, kuzeni Ralph'dan o kadar kolay kurtulamaz. Etrafındaki asalaklardan kurtulma çabaları Isabel'i Madame Merle ve onun aracılığıyla da Gibert Osmond'a kadar götürür. Osmond'la evlenen Isabel kısa bir süre sonra onun için sadece değerli sanat eserleri koleksiyonuna eklediği bir yeni parça gibi davrandığını fark eder.Aslında Madame Merle, Osmond'un vazgeçemediği sevgilisidir ve Isabel'e kalan mirası onun elinden almak için oyun oynadıklarını da anlar.Kendisini bu korkunç ikiliden kurtaran Isabel asıl sevdiği kişi olduğunu anladığı Ralph'in yanına koşar fakat Ralph son günlerini yaşamaktadır.