
30 yıldır inşaat işçiliği yapan ve şu anda İstanbul'da lüks konut inşaatında çalışan İbrahim bazı tetkiklerin sonucu akciğer kanseri olduğunu öğrenir. Sigortalı olduğu gün sayısı yetersiz olduğundan malulen emekli olamaz. Sigortasını dışarıdan ödeyip emekli olmayı ister ama bir toplu parası da yoktur. Üstelik depremzede olan ailesi konteynırdan devletin yaptığı konutlara çıkmayı beklemektedir. Bu konutların uzun yıllar sürecek taksitlerine rağmen İbrahim sonuçta ev sahibi olacakları için mutludur. Yoğun çalışma temposu sırasında üniversiteli bir genç olan Fırat yüksekten düşerek hayatını kaybeder. Hukuki süreçlerden uzak bir şekilde kan parası verilmesi gündeme gelir. İbrahim Fırat'a verilen kan parasını duyar. Genç çocuğun ölümüne üzülmüş olsa da o an aklına bütün ruhunu esir alacak bir düşünce gelir ve yerleşir. Ölümünden gelecek tazminatla ailesi deprem konutlarının taksitlerini ödeyebilecektir.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Film
FilmSırtını yüksek kayalıklara dayamış, yüzünü yüce bir denize dönmüş, etekleri zeytinliklerle süslü küçük fakir bir köy. Köyün sakinleri sert bir coğrafyayla başa çıkmak için uğraş veren, sade ve çalışkan insanlardır. Zaman her gün ezan sesiyle beş ayrı vakte bölünür. İnsana özgü bütün olaylar her gün bu beş vakit dilimi içinde yaşanır. Yetişkinler büyüklerinden gördüklerini çocukları üzerinde devam ettirirler. Sevgilerini beceriksizce gösterip, dayağı cennetten çıkma sayarlar. Babalar daima oğullarından birini ötekine üstün tutar. Anneler kızlarına acımasızca buyurur. Çocukluktan gençliğe geçen, 12-13 yaşlarında üç çocuk Ömer, Yakup ve Yıldız bu beş vakitli filmde, köy sakinleri arasında öne çıkar. Beş vakit geçer ve çocuklar bu küçük köyde öfkeyle suçluluk arasında gidip gelerek, ağır ağır büyürler.
Kerem Karaboğa
Topal Şehmuz