Lorraine Toussaint
Naomi Holloway
Leon Thomas III
Evan Holloway
A. Russell Andrews
Rev. Clinton Hines
Erica Tazel
Vonda Hines
Melanie Liburd
Kira Geoffries
Aisha Hinds
Lara Cook-Nordholm
Branton Box
Erick Nordholm
Herizen F. Guardiola
Freyja Cook-Nordholm
Tom Wright
Raymond Tepper
Thomas Q. Jones
Raphael Burrows
Brandon Clutton
Snap TV Host
Gwendolyn Mulamba
Parishoner #1
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
II. Dünya Savaşı yılları Brüksel, 1941... Nazi Gestapoların yakalayıp sürgün ettikleri ailenin, genç yahudi kızı Mashi Defonseca'nın gerçek hayat hikayesinden uyarlanmış. Mashi'nin anne ve babası sürgün edilmeden önce, Belçika'lı bir aile ile kızlarının saklanıp korunması ve bakımı için anlaşmıştır. Bir süre sonra yakalanma korkusu ile Mashi ailenin yanından kaçar ve ailesini bulmak için Belçika'dan Ukranya'ya kadar tüm Avrupa'yı yürüyerek geçeceği insanın kanını donduran tehlikelerle dolu dört yıl süren yolculuğuna başlar. Ormanda kurtlarlar sayesinde hayatta kalır.
Aşk, intikam ve gurur arasında kalan kanlı katil Kontes Bathory'nin yükseliş ve düşüşünün öyküsü. 1560 doğumlu Kontes, 14 yaşında iken nüfuzlu bir Lord ile evlendirilir. Dönemin en güzel, akıllı ve güçlü kadını olarak anılan Kontes, erkeklerin hakim olduğu ve sadece onların sözünün geçtiği bir dünyaya başkaldıran bir kadın olarak öne çıkar. Bir davette kendinden oldukça genç olan Istvan'a aşık olur ve aralarında tutku dolu yasak bir aşk başlar. Fakat bu mutlulukları uzun sürmeyecektir, çünkü Istvan'ın babası Kont Thurzo, oğlunu ondan ayırmak için planlar kurmaktadır. Kont Thurzo, Kontes'i yaşı büyük olduğu için oğlu tarafından sevilemeyeceğine inandırır ve Kontes sonunda ancak bakirelerin kanıyla yıkanarak genç kalabileceğine inanmaya başlar. Bir sürü bakire kadın kaleye getirilir ve bir daha da görülmezler.
1995 kanada yapimi, başroldeki Pascale Bussières, Henry Czerny gibi oyuncuların yanısıra, kısa bir rolde Don McKellar 'ın da eşlik ettiği, Patricia Rozema nın elinden çıkma duyarlı ve stil sahibi bir lezbiyen filmi.
Depresyonla cebelleşen, hayattan, erkeklerden, işinden bıkmış olan Amanda'nın (Marlee Matlin) yaşadıkları etrafında dönse de, bu kez işin gerçek yıldızları kuantum dünyasını anlatan bilim adamları, araştırmacılar, gazeteciler ve mistikler. Kendi gerçek doğan hakkında ne kadar şey bilmek istiyorsun? İnsan olmak ne demek ve bu noktada kuantum fiziği yeni bir paradigma yaratmak için nasıl kullanılabilir? Dünyayı algılayış biçimimiz günlük hayatımızı nasıl şekillendiriyor? Bu ve benzeri soruları dünyanın önde gelen 16 tane bilim adamı, felsefeci, gazeteci ve mistiği bilinç, fizik, biyoloji, duygular ve bağımlılıklarla da ilişkilendirerek cevaplıyor. İkinci filmde yer verilen önemli yeni bilimsel keşifler ise kuantum fiziği, nörobiyoloji, insan bilinci ve günlük hayat arasındaki bağlantıları farklı bir şekilde düşünmemizi sağlıyor. Tavşan deliğinden aşağı bir girmeyi deneyin deriz, bakarsınız dünyayı bambaşka bir şekilde görmenize sebep olabilir.
10 yaşındaki Kit, ailesiyle Ohio’da yaşamaktadır ve Büyük Bunalım döneminde yetişmektedir. Kit, yazmaya tutkundur ve bir gün bir gazetede yazılarının çıkacağı günün hayaliyle yaşamaktadır. Yakın arkadaşlarının da yardımıyla, bu dileği gerçek olacak mıdır? Dönemi sinematografik olarak oldukça inanılır bir şekilde yansıtan film, hikayeyi küçük bir çocuğun bakış açısından anlatsa da her yaşa hitap eder şekilde işlenmiş
Geçmişi hiçbir sey değiştiremez...Çocuk tacizi nedeniyle hapse giren Walter, 12 yıl sonra yaşadığı yere döner ve yeni bir hayata başlamaya çalışır. Fakat bu o kadarda kolay olmayacaktır... Bir sahne oyunundan beyazperdeye taşınan film, Deauville ve Flanders festivallerinden ödüllerle dönmüş, Sundance’te de beğeniyle karşılanmıştır...
Josey Aimes'in tek isteği, masasına yemek koyabilmesini ve çocuklarına iyi bakabilmesini sağlayacak iyi bir iştir. Ancak karşılaştığı şey tehdit, aşağılama, taciz, küçümseme ve saldırı olur. Son derece duygusuz olan patronu tüm bu yaşadıklarını bir erkek gibi karşılamasını beklemektedir. Ancak bunun yerine Josey, yaşadıklarını bir insan gibi karşılar ve karşı savaş açar.