Наталия Богунова
Girl
Николай Бурляев
Boy
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Bu sıcak İskoç ergenlik filminde, çelimsiz genç Gregory ve okul arkadaşları kızlar hakkında bir şeyler öğrenmeye başlarlar. Gregory, Dorothy'den hoşlanmaktadır, çünkü Dorothy futbol takımına girmiştir (ve kendisinden daha iyi bir oyuncudur). Sonunda Dorothy'ye çıkma teklif eder, ancak burada kontrolün kadınlarda olduğu açıktır ve buna Gregory'nin küçük kız kardeşi de dahildir.
80'lerin genç oyuncuları Molly Ringwald (Sixteen Candles, The Breakfast Club) ve Andrew McCarthy (St.Elmo's Fire) John Hughes (Ferris Bueller's Day Off)'ın yazmış olduğu bu aşk hikayesiyle bir araya geliyorlar. Kız ve oğlan şehrin farklı yakalarından gelen lise öğrencileridir. Ancak aşklarının filizlenmesiyle romantizm yerini yavaş yavaş hayatın gerçeklerine bırakmaya başlar. Güzel müzikleri eşliğinde Pretty In Pink'in acı-tatlı hikayesinde Harry Dean Stanton, Jon Cryer, James Spader ve Annie Potts'u da izliyoruz.
İkisi de Manhattan'da oturan 10 yaşındaki Gabe ve 11 yaşındaki Rosemary, birbirlerinden habersizken hobi olarak gittikleri karate kursunda karşılaşınca yakın arkadaş olurlar. Rose, bu arkadaşlığa ilgisiz gibi görünürken küçük Gabe; kıza sırılsıklam aşık olmuştur. Gabe, daha bir kızla nasıl konuşacağını hatta bir kızın elini nasıl tutacağını dahi bilmezken bu çekingenliği sebebiyle Rosemary'yi kaybedeceğini görür. Çünkü Rosemary, karatedeki başka bir çocuğa aşık olmak üzeredir. Gabe, Rosemary'nin altı haftalık yaz kampına gideceğini öğrendiğinde uzun süredir tasarladığı planı artık hayata geçirmeye karar verir. Plan, kızı öperek kızı kendine bağlamaktır.
Floriane yüzme takımı üyesi, alımlı, sarışın ve mükemmel vücutlu bir kız. Küçük ve erkeksi olan Marie içe dönük ve utangaç. Gözlemlemeyi sevenlerden. Anne’in ise kilo problemi var ve biraz dertli ama aynı zamanda lafını esirgemeyen ve dışa dönük bir tip. Anne, gözleri Floriane’dan başkasını görmeyen bir erkek yüzücüye “abayı yakmış”. Bu üç kızın arasındaki ilişki, duyguların yüzme havuzunun ışıltılı ve kuralcı ortamından soyunma odalarının ve yatak odalarının kişisel alanına geçip, arzunun ve kıskançlığın karanlık dehlizlerinde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte farklı bir boyut alır. Yetişkinliğe has özel hayat çelişkileri, kamuya açılıp ergenliğin güvenli dünyasını istila edince ayarlar bozulur… Paris’in hemen dışındaki bir banliyöde geçen Nilüferler senkronize yüzme dünyasından gelen birbirinden çok farklı üç kızın içinden geçtikleri duygusal aşamaları takip eden bir film
Rosie, Los Angeles’ta yaşayan 40 yaşında bekar bir annedir. Ve hayat hiçkimse için olmadığı gibi onun içinde planlandığı gibi gitmemektedir. TV’de You Go Girl, adlı bir Tv programının yapımcılığını yapmaktadır. Hazırladığı program riske girmiştir; patronu Marty, onun programı yerine bir reality show yayınlamayı düşünmektedir, asistanıJeannie ise sabotaj peşindedir. Evde de işler pek yolunda gitmemektedir. Eski kocası yeni ve genç eşinden bebek beklemekte artık genç bi kız olan Izzie ise dejenere bir genç olan Dylan ile arkadaşlık etmektedir. Genç ve yetenekli bir oyuncu olan Adam Perl kasting odasına girdiğinde Rosie’nin kalbinin atışları değişmiştir... Fakat 40 yaşında olgun bir kadın olarak böyle genç bir erkeğe gönlünü kaptırmak hiç de doğru gözükmemekteydi.