Keith Carradine
Nick Hart
Linda Fiorentino
Rachel Stone
Wallace Shawn
Oiseau
Geneviève Bujold
Libby Valentin
Geraldine Chaplin
Nathalie de Ville
Kevin J. O'Connor
Hemingway
John Lone
Bertram Stone
Charlélie Couture
L'Evidence
Elsa Raven
Gertrude Stein
Ali Giron
Alice B. Toklas
Gailard Sartain
New York Critic
Michael Wilson
Surrealist Poet
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
1930'lu ve 40'lı yıllarda geçen hikayede Guy (Stuard Townsend), Cambridge'te burslu okuyan İrlandalı bir gençtir. Henüz on sekiz yaşında genç bir adam olan Guy, bir gün aniden odasına giren yarı Amerikalı yarı Franzsız bir genç kıza, Gilda'ya (Charlize Theron) aşık olur. Varlıklı bir ailenin kızı olan ve hayatını bu zenginliğin getirdiği rahatlıkla sürdüren Gilda ve Guy arasında, yıllar boyu sürecek ve bazılarının felaketini hazırlayacak bir aşk başlar. Okul bittikten sonra Guy ve Gilda, Paris'te Gilda'nın İspanyol göçmeni arkadaşı Mia (Penelope CRUZ) ile aynı evi paylaşmaya başlarlar. Ancak 2. Dünya Savaşı kapının eşiğindedir. Guy ve Mia direnişçilere katılıp faşizme karşı savaşmaya karar verirler ve onlardan çok farklı bir hayat tarzı benimseyen Gilda'yı bırakarak giderler. Savaş esnasında Mia ölür ve Guy Gilda'yla tekrar görüşemeyince İngiltere'ye döner. Bir süre sonra İngiliz istihbarat subayı olarak yeniden Paris'e gelen Guy, Gilda'yı Alman subaylarla birlikte görür.
Restoran çalışanları, hepsi bir arada, sahipleri Septim Bey'in katlanılmaz olduğunu söylüyorlar. Her zaman şikayet etmek için bir sebeb bulacaktır. Bir gün restoranında korkunç bir olay meydana gelir: Tam akşam yemeği sırasında belli bir eyaletin başkanı kaçırılır. Bay Septim, restoranının itibarını korumak için ve baskı altında, bu olayın soruşturmasında kişisel olarak yer almaya karar verir. Louis De Funes'in casus maceraları sizi memnun edecek ve size eğlence ve zevk verecek.
Orta yaşlı Aborijin bir adam olan Sam, Avustralya'nın Kuzey Bölgesi'ndeki bir vaiz için çalışıyordur. Huysuz bir savaş gazisi olan Harry komşu bir karakola geçtiğinde vaiz, Sam ve ailesini Harry'ye yardım etmek ve sığır alanlarını tazelemeleri için gönderir. Ancak Sam'in acımasız ve hırçın Harry'le olan ilişkisi çabucak bozulur ve Sam'in Harry'yi kendini savunurken öldürdüğü şiddetli bir çatışmada sonuçlanır. Sonuç olarak Sam beyaz bir adamı öldürmekten aranan bir suçlu olur ve eşi ile beraber kaçmak zorunda kalır. Yerel kanun adamı Fletcher'ın önderliğinde bir grup Sam'i aramaya başlar. Fakat olay hakkında gerçekler ortaya çıktıkça, halk gerçekten adil olunup olunmadığını sorgulamaya başlar.
Afacan bir Fransız kız, yatılı okulunu emlakçılardan kurtarmak için olası alıcıları vazgeçirmek amacıyla ince zekasını kullanır.