Deborah Walley
Francine "Gidget" Lawrence
James Darren
Jeffrey "Moondoggy" Matthews
Michael Callan
Eddie Horner
Carl Reiner
Russ Lawrence
Peggy Cass
Mitzi Stewart
Eddie Foy Jr.
Monty Stewart
Jeff Donnell
Dorothy Lawrence
Vicki Trickett
Abby Stewart
Joby Baker
Judge Hamilton
Don Edmonds
Larry Neal
Bart Patton
Wally Hodges
Jan Conaway
Barbara Jo Wells
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Batı Berlin’de cola firmasında çalışan bir adam, patronunun kızını bir komünistle evlenmekten vazgeçiremezse, işten kovulacaktır... Siyah-beyaz klasik, görüntüleriyle Oscar’a aday gösterildi * Müthiş keyifli bir film, filmin sonunun nasıl geldiğini anlayamayacağınız hızda ilerleyen harika bir senaryo ile tüm bunları birleştiren kusursuz bir kurgu ve yönetime sahip, mutlaka seyredilmesi gereken filmlerden biri. “Bu film resmen Coca Cola reklamı”, “Kapitalist düzene övgü, komünizme yergi” şeklindeki sözlere takılmadan filmi izleyin. Billy Wilder ustanın müthiş mizahlı anlatım dilinin tadına varın.
13 yaşındaki Vic (Sophie Marceau), çocukluk ile yetişkinlik arasındaki o garip geçiş dönemindedir. Yeni bir okul ve yeni bir arkadaş çevresi demek yeni partiler anlamına gelir. Tabii erkek arkadaşlar da bu denklemin bir parçasıdır. Ancak Vic'in tek sorunu ergenlik değildir; annesi ve babasının evliliği sallantıdadır. Vic aradığı desteği büyükannesinde bulur. Bu delidolu kadın ilk aşkını yaşayan Vic'e inanılmaz eğlenceli tavsiyelerde bulunur. 1980'lerin bu ilk gençlik filmi, masumiyetin ve içtenliğinde bir filmi. Vic'in başından geçen eğlenceli olaylar hepimizin başından geçmedi mi? Sophie Morceau'nun 13 yaşında rol aldığı bu film, uluslararası kariyerinin başlangıç noktası olma özelliğini de taşıyor.
Amerika... 1963 yazı... Catskill Dağları'nda bir yaz kampında dans öğretmenliği yapmakta olan yakışıklı Johnny Castle, iş dışında kalan vakitlerinde diğer dansçılarla dans etmektedir. Kampta ablası ve ailesi ile beraber tatil yapmakta olan ve "Baby" olarak tanınan genç bir kız kendisine eğlence aramaktadır. Gerçekleşen büyük tesadüflerin de yardımıyla Baby, Johnny'e aşık olur ve zamanla onun hem sevgilisi hem de dans partneri olur.
La Boum dizisinin ilk filminde 13 yaşındaki maceralarına tanık olduğumuz Vic (Sophie Marceau) artık 15 yaşındadır. Geçen iki yılda çok şey değişmiştir. Ayrılmayı düşünen annesiyle babası yeniden bir araya gelmiştir, büyükannesi ise gençlik aşkı ile romantik bir ilişki yaşamaktadır. Ancak Vic aradığı gerçek aşkı bir türlü bulamamıştır. Tam da bu dönemde, bir tren yolculuğunda Philippe ile tanışır. Vic kendini tamamen açabileceği "büyük aşkı sonunda bulmuş olabilir mi? İlk La Boum filmi kadar büyük bir heyecanla karşılanan La Boum 2, Sophie Marceau'nun güzelliği ve yeteneğini sergilediği unutulmaz bir yapım oldu. Ve en az ilki kadar da eğlenceli ve romantik...
1941 yılında Hawaii 'de Japonların Pearl Harbor baskınının öncesinde bir Amerikan askeri üssünde geçer. Adaya yeni transfer edilmiş Er Robert Prewitt'in yetenekli bir boksör olduğu için boks takımında dövüşmesi istenir. Vicdani sebeplerden dolayı teklifi reddeden er Prewitt'i zor günler beklemektedir.Kararını değiştirmesi için başta Başçavuş Milton Warden olmak üzere diğer astsubaylar tüm zor görevleri er Prewitt'in üstüne yıkarak hayatı onun için zorlaştırmaya başlarlar.Bu zor zamanlarında derdini kelimelere dökemeyen Prewitt trompetini üfleyerek çıkardığı melodilerle teselli bulmaya çalışır.Tek destekçisi ise disiplinsiz ve şakacı arkadaşı Er Angelo Maggio (Frank Sinatra) 'dır...