Vicente Parra
Pulac Andras
María Rosa Salgado
Lenina Kondor - Maria
Amparo Baró
Arturo Fernández
Dalmas
Lída Baarová
Anna Vladimira Solov
Tomás Blanco
Ronzi
Malte Jaeger
Janos Kondor
Luis Induni
Stanislas
Jesús Colomer
Elio
Miguel Fleta
Coronel
Carles Lloret
Paolo
Albert Hehn
Comandante Igor Solov
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Rusların ve Kübalıların ABD'de bir kasabayı işgal etmesini ve kasaba halkını örgütlemesini buna karşılık bir kaç ABD'li gencin bu işgal ve ihanete kayıtsız kalmayıp bir dağda soğuk ve zorlu şartlarda kendilerince askeri eğitim görmesini konu alır.
Devrimci-Sosyalist bir politikacı olan Dr.Lambrakis ,(Yves Montand)barış savunucularının gösterisinde devletin sağ kanadının organize ettiği bir suikaste kurban gider. Cinayetin hemen arkasından devlet ve ordu görevlilerinin yaptıkları tek şey, olayı örtbas etmek için gerekli delilleri ortadan kaldırmaktır. Fakat prosedür gereği açılan davaya atanan savcı, olayın derinlerine indikçe karşılaştığı akıl almaz gerçeklerle yılmadan tıpkı bir dedektif gibi araştırmasına devam eder. Ama bu araştırma sırasında karşısına çıkan engeller, devletin içinde tahmininden de derin makamlardan gelecektir. Jean-Louis Trintignant'ın bir savcıyı ve Yves Montand'ın da solcu bir partinin önde gelen temsilcilerinden birini canlandırdığı filmde barışın önemi, faşist çeteler ile hükümet içindeki güçlerin ilişkisi bağlamında derin devlet sorunsalı irdelenmektedir.
Irkçı nedenlerle bir geçit törenine katılması reddedilen genç bir Bask, 1960'larda ABD'de giderek daha radikal özellikler geliştiriyor.
Que Dios Nos Perdone (May God Save Us/Tanrı Bizi Bağışlasın), Madrid’in tam “15-M Hareketi”ne sahne olduğu dönemde, şehir aynı zamanda bir seri katilin brutal eylemlerine de sahne olur. Söz konusu seri katil, yaşlı kadınlara tecavüz etmekte ve onları döverek öldürmektedir. Adli tıpta görev yapan kadın doktorun söylediğine göre bu yaşlı kadınlar “olağanüstü derecede büyük, dev bir penis ile” tecavüze uğramışlardır. Başlı başına ne büyük bir metafor! Dava dedektif Luis Velarde (Antonio De La Torre) ve Javier Alfaro’ya (Roberto Álamo) verilmiştir. Katile ulaşamamanın stresiyle ezilen bu iki dedektif, bir yandan Madrid sokaklarında seri katil peşinde gezerken, bir yandan da kendi saldırgan doğalarını sergilemekten geri durmazlar. Dedektif Javier Alfaro’nun öfke kontrolü problemi vardır ve saldırgan tavırlarıyla dikkatleri çeker. Dedektif Luis Velarda ise, kadınlarla ilişki kurmakta pek başarılı biri değildir.
Uyuşturucu baronu yüzünden hayatı trajik bir şekilde etkilenen intikam peşindeki bir hemşire, hapisten çıkan bir kartel liderinin sorumluluğuna verilir.
Polonyalı albay Ryszard Kukliński önemli devlet sırlarına vakıf bir subaydır. Bu sayede Amerika'nın Sovyetler'e düzenlemeyi planladığı nükleer saldırının Polonya topraklarını etkileyeceğini öğrenir. Bunu önlemek için CIA'ya bilgi sızdırmaya başlar, bu hareketi hem kendisinin hem de ailesinin hayatını büyük tehlike altına atacaktır.