Stanley Jackson
Narrator
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Gizemli bir yabancı at sırtında Teksas Panhandle'daki küçük bir yerleşime gelir ve küçük bir savaşa neden olur. 19. yüzyılın ortalarında geçen hikayede, toplumdaki beyaz göçmenler ile yerel Kiowa Kızılderili halkı arasında zaten bir düşmanlık hakimdir. Zachary ailesi, kendilerini bu husumetin tam ortasında bulur. Evin hanımı Matilda (Lillian Gish) bir sır saklamaktadır: evlatlık kızları Rachel (Audrey Hepburn) aslında bir Kiowa çocuğudur. Zachary ailesinin üç erkek çocuğu, aileye karşı görevleri ve Kiowa'ya karşı düşmanlıkları konusunda farklı fikirlere sahiptir. Ben (Burt Lancaster) açıkça Rachel'a aşıktır; kardeşlerden Cash (Audie Murphy) Kızılderililerden nefret eder ve en küçükleri de (Doug McClure) ihtiyaç anında ailesini korur. At sırtındaki yabancı hiç akla gelmeyen bir şey yaparak, Rachel'ın bir Kiowa olduğunu herkese söyler. Zachary ailesinin sırrı sonunda açığa çıkar ve savaş başlar.
1847 yılında Meksika-Amerika iç savaşında, Yüzbaşı John Boyd (Guy Pearce) terfi alır. Bu terfi sonrası Boyd, Nevada'nın karlı dağlarında ıssız bir savaş biriminde üçüncü adam olarak görev alacaktır. Bu görevde kumandan Hart , inançlı Toffler ve Cleaves ile tanışacaktır. Boyd bu gruba katıldıktan sonra, donmaktan ve açlıktan ölmekten son anda kurtulan bir yabancı olan Colqhoun (Robert Carlyle) de gruba dahil olur. Colqhoun'un anlatıklarına göre şefleri Ives, karlar altında bir mağarada kalınca, bölüğündeki bazı insanları yiyerek hayatta kalmıştır. Bundan sonra Boyd ve diğerleri bu olayın geçtiği mağarada başka sağ insan olup olmadığını bulmak için yola çıkarlar. Fakat Boyd, eski bir Kızılderili efsaneside anlatılan Weendigo adlı canlı et yiyerek beslenen, beslendikçe daha çok isteyen insanüstü bir yamyamın saldırısından korkmaktadır. Acaba kendisi de bu yamyam tarafından yenilecek midir yoksa onun oluşturduğu yamyam sürüsüne mi dahil olacaktır ?
Film, 1870'li yıllarda hemen hemen her alanda dünyanın merkezine oturan ülkelerden birinde geçiyor: Amerika Birleşik Devletleri. Hikayenin kahramanı olan göçmen kendinden beklenmedik bir şekilde hareket ederek ailesini öldüren katili soğukkanlılıkla öldürerek intikamını alır. Ancak bu yaptığı, bölgedeki en azılı çetelerden birinin başındaki kişiyi özellikle çok sinirlendirir. Çete ile oluşan gerginlik esnasında en yakınları tarafından ihanete uğrayan kahramanımız, çeteyle tek başın yüzleşmek ve savaşmak zorunda kalacaktır.
1800'lü yıllarda hayatta önemli bir şeye sahip olmayan ve son derece sıradan bir yaşam süren William Blake isimli bir genç, farklı bir deneyim yaşamak adına yaşadığı toprakları terk edip, bilmediği bir yerde yeni bir hayata atılmaya karar verir. Çıktığı yolculuk ise onu hem fiziksel hem de ruhsal anlamda değiştirecek bir deneyimin başlangıcı olacaktır. Son derece kötü bir anında karşılaştığı 'Hiç Kimse' adındaki Amerikan yerlisi, Blake'in aynı isimdeki, ölmüş bir şair olan William Blake olduğuna inanır. 'Hiç Kimse' ile birlikte atılacağı bu yolculuk, William Blake'in sıradışı bir şekilde bambaşka bir insana dönüşmesine neden olur.
Fred Zinnemann imzalı, iki Oscar Ödüllü filmde iki genç kovboyun aşık oldukları kadınların kaplerini kazanmak için verdikleri mücadele konu ediliyor. Müzikal western türündeki filmin başlıca rollerinde Gordon MacRae, Gloria Grahame ve Gene Nelson yer alıyor.
19. yüzyılda Batı'ya doğru genişlemenin birkaç on yılını kapsayan bir aile destanı; Altına Hücum, İç Savaş ve demiryollarının inşasını da kapsıyor.