Arco Descat
Arco
Jean-Marie Robert
J. M.
Malik Zeggou
Malik
Jean-François Richet
Djeff
Virginie Ledoyen
La fille au pistolet
Brigitte Sy
La principale du collège
Emile Abossolo M'bo
Le professeur de gym
Mustapha Ziad
Mustapha
Hamouda Bouras
Hamouda
Stomy Bugsy
Garges les Gonesses
Fayçal Attia
Jean-Yves Freyburger
Flic
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Amerikalı bir mühendis olan Kyle Lord ve eşi mutlu bir hayat sürmektedirler. Ancak mutlulukları karısının tecavüze uğrayıp öldürülmesiyle birlikte son erer. Polisin ihmali ve delil yetersizliği nedeniyle karısının katili serbest bırakılır. Kyle, katili öldürür ve ömür boyu hapse mahkum edilir. Cezasını çekeceği hapishane her türlü pisliğin yer aldığı korkunç bir yerdir. Hapishane müdürü, mahkumları 'Sparka' denilen bir dövüşe zorlamaktadır. Bu, general ve arkadaşlarının sırf kendi eğlenceleri için düzenledikleri bir tür bahis oyunudur. Kyle da zamanla bu dövüşlere katılmaya başlar.
Makedonya ve Londra hatları üzerinde kurulmuş 3 farklı aşk hikayesi ile Modern Çağda Avrupa'ya ışık tutan bu filmde Makedonya dağlarında meydana gelen gizemli bir olay ülkeyi bir iç savaşın eşiğine getirerek bir rahip, bir Londralı resim editörü ve bir de savaş fotografçısının kaderlerini de trajik bir biçimde bir noktada buluşturur. Bu karakterler ve olayları üç ayrı bölümde işleyen 'Before the Rain' savaşın masum insanları zorla taraf tutmaya yönelten doğasını gözler önüne serer.
1930'lu ve 40'lı yıllarda geçen hikayede Guy (Stuard Townsend), Cambridge'te burslu okuyan İrlandalı bir gençtir. Henüz on sekiz yaşında genç bir adam olan Guy, bir gün aniden odasına giren yarı Amerikalı yarı Franzsız bir genç kıza, Gilda'ya (Charlize Theron) aşık olur. Varlıklı bir ailenin kızı olan ve hayatını bu zenginliğin getirdiği rahatlıkla sürdüren Gilda ve Guy arasında, yıllar boyu sürecek ve bazılarının felaketini hazırlayacak bir aşk başlar. Okul bittikten sonra Guy ve Gilda, Paris'te Gilda'nın İspanyol göçmeni arkadaşı Mia (Penelope CRUZ) ile aynı evi paylaşmaya başlarlar. Ancak 2. Dünya Savaşı kapının eşiğindedir. Guy ve Mia direnişçilere katılıp faşizme karşı savaşmaya karar verirler ve onlardan çok farklı bir hayat tarzı benimseyen Gilda'yı bırakarak giderler. Savaş esnasında Mia ölür ve Guy Gilda'yla tekrar görüşemeyince İngiltere'ye döner. Bir süre sonra İngiliz istihbarat subayı olarak yeniden Paris'e gelen Guy, Gilda'yı Alman subaylarla birlikte görür.
Oscar ve Altın Küre adayı Diane Lane masaj terapisti olarak çalıştığı New York'tan kaçmanın hayallerini kurmaktadır. Tek amacı, oğlunun babası olan ve 'Yanomano' ya da 'Acımasızlar' olarak bilinen ilkel Güney Amerika yerlileri üzerine araştırmalar yapan, tanınmış bir antropolog olan kocasının yanına gitmektir. Manhattan'da yaşadığı tasasız hayatı, oğlunun başının kanunla belaya girmesine ramak kalması sonucu sarsılır. Artık ipleri eline alması gerektiğini fark eden Liz, zengin ve mutlu bir hayatın önünü açmak için bazı girişimlerde bulunur. Tam bu sırada oğlunun saldırıya uğraması muhtemel dünyalarını paramparça eder.
Wyoming'in Laramie kasabasında üniversite öğrencisi Matthew Shepard 1998'de eşcinsel olduğu için dövülerek ölüme terk edilir. Olay tüm America'da dikkatleri nefret cinayetlerinin üzerine çeker.Film kasaba halkıyla yapılan 200 civarında röportaja dayanır. Film kılığında belgesel diye tanımlayabileceğim eşcinsellik, gizli ve açık toplumsal baskı ve nefret konularını anlatmaya çalışan özellikle röportajlar nedeniyle çok beğendiğim bir yapım.