山本美月
Rena Misaki
山本裕典
Ryohei Kusakabe
桐山漣
Shingo Muto
井上正大
Keita Nishijima
佐藤ありさ
Miharu Kurita
久松郁実
Saki Mitamura
坂田梨香子
Junko Kamoshita
内山眞人
Nishida
平田貴之
Mizutani
Takafumi Murakami
Kuwashima
北代高士
Asai
Yoichi Kuwahara
Watanabe
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Pizzasever kaplumbağalar bu maceralarında 17. yüzyıldalar. Çizgi roman sayfalarından beyazperdeye transfer olan dört dost kaplumbağa; Leonardo, Donatello, Raphael ve Michelangelo bu kez zamanda bir yolculuğa çıkıyorlar. Onlar 17. yüzyıl Japonya'sına giderken, o devirde yaşayan dört samuray da günümüze geliyor. Kaplumbağalar, feodal Japonya'da kendilerini iki hanedan arasındaki iktidar savaşında buluyorlar ve tabii ki iyilerin yanında yer alıyorlar.
Orta yaşı çoktan geçmiş, evli ve çocuklu Amerikalı aktör Bob bir reklam çekimi için Japonya’ya gelir. Tokyo’da kaldığı otelde bir başka Amerikalı ile fotoğrafçı kocasının peşinden buraya gelmiş olan sevimli ama ciddi Charlotte ile tanışır. Dillerine ve kültürlerine uzak oldukları bu insanların ülkesinde fazlasıyla yabancı olan ve iletişimsizlik denizinde boğulan bu iki yabancı, bir Tokyo haftasonunda birdenbire yakınlaşacaklardır.
Bir bebek uğradığı gemi kazasının ardından, bir grup Ninja savaşçısı tarafından kurtarılır. Güçlü, beyaz bir savaşçının bir gün aralarına katılacağına dair efsaneye inanan Ninjalar, bebeği bu büyük savaşçı sanarak evlat edinir ve bir Ninja olarak yetiştirir. Ancak yıllar geçip de adını Haru koydukları bebek büyüyünce, onun savaşçı olmaya pek de uygun olmadığı ortaya çıkar. Efsanelerin her zaman doğru çıkmadığının yürüyen bir kanıtı olan şişman, sakar ve zekası kıt Haru, bırakın Ninja olmayı, neredeyse ayakta bile zor durmaktadır. Ama onlardan yardım istemek üzere gelen gizemli bir kadın sayesinde Haru'nun da kaderi değişecek, şişman Ninja'mız kendini Beverly Hills'te bir cinayeti aydınlatmaya çalışıp uluslararası bir suç çetesiyle savaşırken bulacaktır.
Momoko; kendisine hamile iken jinekoloğuna âşık olmuş ve talihsiz bir gangster olan babasını terk etmiş bir anneye sahiptir. Bunak bir büyük anne ve Japonya'nın ucuz pazarlarında ünlü markaların imitasyonlarını satarak para kazanmaya çalışan babası ile yaşamaktadır. Oldukça içine kapanık olan karakterimiz kendisini, Fransa'nın meşhur, bizlere Lale Devri'ni andırabilecek, 18.yy ihtişamında, Rokoko döneminde, gören bir genç kızdır. Momoko’nun çizdiği profil, bize bugün Japonya’daki kızların lolita tarzının bir vurgusu niteliğindedir. Her filminde bir şeyler söylemeyi seven Tetsuya Nakashima, bu filminde de bu moda anlayışını oldukça güzel bir şekilde vurguluyor...