Bujar Lako
Halit Berati
Gulielm Radoja
zoti Alberto
Kadri Roshi
Sulejman Pitarka
Reshat Arbana
Prefekti
Sheri Mita
Mikele
Stavri Shkurti
xha Braho
Tinka Kurti
nena e Halitit
Dhimitër Orgocka
zoti Misir
Sandër Prosi
Sefedini
Luftar Pajo
Margarita Xhepa
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Henri Channiere'nin romanından uyarlanan bu film ihtilalden sonra hapis cezasına çarptırılan bir grup Fransız mahkumun yaşadıklarını anlatan etkileyici ve dram yüklü bir macera. Fransız Guyana'sındaki kaçışı olmayan bir adada ki hapishaneye gönderilen kelebek lakaplı Henri "Papillion" Charriere (Steve Mcqueen) sürekli olarak kaçmaya çalışmaktadır ve bu çabaları başarısız olur. Oda bundan asla vazgeçmeyecektir. Burada tanıştığı Louis Depo (Dustin Hoffman)'la oluşan dostluklarıyla birlikte onunda yardımını alan Henri hapishanenin vahşi kurallarına karşı daha büyük bir azimle mücadelesine devam eder.
Genç bir adamın kendinden yaşça büyük evli bir kadınla İlişkisi vardır. Genç adam kadının kocasını çok kıskanmaktadır. Sonunda onu öldürmeleri gerektiğine karar verir. Kadını da buna ikna eder ve bir gece kadının kocası sarhoşken onu öldürürler. Kadın etrafına kocasının başka bir şehre, çalışmaya gittiğini yayar, ilişkileri artık daha rahat devam etmektedir, fakat 3 yıl sonra aniden...
Japonların, Çin Halk Cumhuriyeti'nin eski başkenti olan Nanking'i ele geçirmeleri sırasındaki 6 haftalık sürede acımasız saldırılar sonucunda sayısı bilinmeyen erkek, kadın ve çocuk katledilir. Bütün dünya bu olaydan şoke olur ama çoğunluk sessiz kalmayı tercih ederk. Bazıları ise bir şeyler yapmayı tercih eder, bunlardan birisi de Alman mühendis John Rabe'dir.
Canterbury'e giden bir grup keşiş, yolda vakit öldürmek için birbirlerine öyküler anlatmaya başlarlar. Fakat bütün bu öykülerin ortak bir yanı vardır: hepsi de son derece açık saçık öykülerdir. Bu noktadan itibaren sırayla anlatılan öyküleri dinlemeye ve izlemeye başlarız. Açık saçık olmalarının yanında aslında hepsi de, kilise ve papazların yaşam tarzlarına yöneltilen bir eleştiri ve insan doğasında bulunan zaafların mizahi bir yoldan ele alınmasını içermektedir.