Juraj Kukura
Ondrej Baran
Marta Vančurová
Tereza
Gustáv Valach
Pavel Valchar
Robert Lischke
Lukáš
Karel Chromík
Banderovský poručík
Zdeněk Kutil
Banderovec 'starý'
Jiří Bartoška
Banderovec 'belovlasý'
Augustín Kubán
Banderovec 'lysý'
Gustav Opočenský
Ranený Banderovec
Ilja Prachař
Poručík Grygar
Michal Ladižinský
Opilec
Ľudovít Króner
Jožin
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
1960’lardan 2000’lere kadar iki erkek kardeşin hayatını beyazperdeye taşıyan İtalyan yapımı epik bir film... 1966'da üniversite çağında olan Nicola ve Matteo, akıl hastanesinde kötü muamele gören Giorgia isimli kız ile karşılaştıklarında, hayatlarının dönüm noktasına gelmişlerdir. Genç kız için yapılacak fazla bir şey yoktur ve her ikisi de bu adaletsizliğe karşı kızgındır. Nicola düzene karşı çıkarak önce hippilerin arasına karışır ve ardından Giorgia gibilere yardım etmek için psikoloji okumaya karar verir. Matteo ise eşitsizlikleri giderebilmek için kanun adamı olma yolunu seçer ve önce orduya ardından da polis akademisine kaydolur.
Katherine Ann Watson (Julia Roberts), 1953 yılında sanat tarihi öğretmeni olarak California’dan New England’da bulunan Wellesley Kız Koleji’ne gelir. Dönem savaş sonrasıdır. En başarılı ve en iyi öğrenciler bu okulda okusalar da, okul ve kasaba oldukça muhafazakârdır. Öğrencilerine, yürüyecekleri yolun onlara gösterilmiş olan değil, kendilerinin seçecekleri yol olduğunu anlatmaya çalışan Watson, güçlü bir muhalefetle karşılaşacaktır.
Japonya'da babasıyla yaşayan genç kız hayatından oldukça memnundur. Buna karşın çevresindeki herkes onu evlendirmek istemektedir. Babasından ayrılmak istemeyen genç kız baskılar yüzünden zor zamanlar geçirir...
Ünlü yönetmen Martin Scorsese, Akademi ödüllü oyuncular Liza Minnelli ve Robert De Niro ile birleşerek Büyük Elma'daki şaşaalı Big Band dönemini anlatan görkemli bir müzikale imza atıyor. Jimmy yıldızlığa doğru ilerleyen hızlı konuşan bir saksofoncudur. Francine ise bir gün spot ışıkları altında şarkı söyleme hayalleri kuran çekingen bir kızdır. Bu ikisi tanışınca kıvılcımlar havada uçuşmaya başlar ve Jimmy çalıp, Francine de söylemeye başlayınca New York kelimenin tam anlamıyla tutuşmaya başlar.