Βασίλης Λογοθετίδης
Anargyros Loumbardopoulos
Ίλυα Λιβυκού
Fifi
Μίμης Φωτόπουλος
Beggar
Σπεράντζα Βρανά
Maria
Ορέστης Μακρής
Vasilis Mavridis
Έλλη Λαμπέτη
Aliki
Δημήτρης Χορν
Pavlos
Δημήτρης Μυράτ
Narrator
Βαγγέλης Πρωτόπαπας
Dinos
Μαρία Καλαμιώτου
Fanitsa
Λέλα Πατρικίου
Mrs. Mavridou
Ζώρας Τσάπελης
Dimitris
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Ed Wood, kimilerine göre dünyanın en kötü yönetmeni, kimilerine göre de, filmleri son derece keyifli, nev-i şahsına münhasır kült bir yönetmen. Tim Burton, ikinci grupta yer alan bir yönetmen olarak daima ilhamları arasında tuttuğu Wood'un filmcilik serüveni üzerine bu filmi gerçekleştirdi. Yapımda, Ed Wood'un ayrıntılı yaşam hikayesinden çok, en çok bilinen yapımlarını çektiği dönem ve film yapma konusundaki hırsı konu ediliyor. Hem Ed Wood'u tanımak hem de Burton'ın başyapıtını görmek için kaçırılmamasında fayda var. İzledikten sonra sizde yazının başındaki sorunun cevabını bulacak ve muhtemelen ilk seçeneği eleyeceksiniz! * Tim Burton ve Johnny Depp işbirliğinden çıkan 8 film içinde en gerçekçi yapım bu olsa gerek
Bayan Daisy, iyi bir yaşamı olsa da kendisini hiçbir zaman zengin görmeyen ve fakir olduğu günleri unutmayan kendi halinde, eski öğretmen olan yaşlı bir kadındır. Daisy, araba kullanma konusunda sürekli sorunlar yaşamaktadır. Bu sebeple, oğlu Boolie, ona bir şoför tutmaya karar verir ve çalıştığı yerde iyi bir iş çıkaran Hoke Colburn'ü annesinin şoförü olarak işe alır. Ancak Bayan Daisy, bir şoföre ihtiyacı olmadığını düşünmekte ve Hoke'u her seferinde azarlamaktadır. Oysa farklı kişiliklere sahip bu iki insanın aslında birçok ortak yönü vardır. Çıktıkları hayat yolculuğunda, ömür boyu sürecek bir dostluk kuracaklardır.
Yıl 1959, New Yorker dergisi için çalışan yazar Truman Capote, New York Times gazetesindeki bir makaleye takılır. Yazıda, Kansas eyaletinde vahşice işlenen bir katliam ve aynı aileye mensup 4 kişinin öldürülmesi anlatılmaktadır. Capote, daha önce buna benzer çok haber okumuştur ama nedense bu olayda onu çeken birşey vardır. Dergi yazı işlerini de ikna ederek, olayı araştırmak üzere kendisi gibi dergiye yazan çocukluk arkadaşı Harper Lee ile beraber olayın geçtiğe yere yola çıkarlar. Bu olayın, geçtiği kasaba üzerindeki etkilerinden, görgü tanıklarına ve polis raporlarına dayanarak yazılan öykü, katil zanlıların yakalanması ve ölüm cezasına çarptırılması ile Capote'nin sanıklarla yaptığı görüşmeler ve nihayetinde onlara destek olmak istemesi ile uzadıkça, Amerikan edebiyatının önemli eserlerinden In Cold Blood (Soğukkanlılıkla) adlı romanın da temeli oluşur...
Indochina, 1959. Suçlu sınıf tarafından kontrol edilen Vahşi Batı kenti: Vietnam savaş ağaları ve Avrupa savaş suçluları. Den-Dhin-Chan Çalışma Kampı dört tehlikeli adam tarafından yönetiliyor. Ülkedeki en büyük hapishane, burada, Avrupa’daki eski şampiyon boksör Martin Tilman (Scott Adkins), zengin suçluların yüksek bahislerle oynanan karşılaşmalarında kumar oynadığı turnuvalarla mücadele etmek için bir isim yaptı. Tilman serbest bırakılacağı zaman, sadece eve dönmek istiyor, ancak cezaevindeki bozuk güçler onu tutmak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Tilman’ın tuttuğu her şey şiddet içeren bir şiddet eylemiyle ortadan kaldırıldığında sorumluluk sahibi olan beş kişiyle yüzleşmek ve intikamını almak zorundadır.
1950’lerin New York’unda geçen filmde bir mağazada tezgahtarlık yapan ve daha güzel bir hayat düşleyen Therese, yürümeyen evliliğinden bunalmış çekici Carol ile tanışır. Birbirlerine bağlanan iki kadın için eski hayatlarını bir çırpıda geride bırakıp her şeyden uzaklaşmak kolay olmayacaktır.