Ken Russell
Sir Arnold Bax
Glenda Jackson
Harriet Cohen
Hetty Baynes
Annie
Kenneth Colley
John Ireland
Maurice Bush
The Doorman
Melissa Docker
Sybil Chadwick
Maureen Murray
The Manageress
Alan Arthur
The Waiter
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Joy Mangano henüz küçüklüğünden itibaren hayal gücü çok gelişmiş olan, yeni icatlar üretme peşinde bir kadındır. Hayatında ve ailesinde yaşadığı zorluklara rağmen üretkenliğini hiç yitirmez; günlük yaşamda pratik konulara dair elinden her türlü iş gelir. Bu arada boşandığı eşi, sorunlu annesi, ilgi isteyen iki küçük çocuğu ve yarı belalı babasıyla "normal" bir hayat sürdürmeye çalışır. Fakat bir gün her şey canına tak eder ve Joy yarım bıraktığı hayallerinin bir ucundan tutmak için yeniden kolları sıvar. Attığı bu adım, bütün hayatını tamamen değiştirecektir.
Kötü yürekli şovalye Ruber, Kral Arthur'un efsanevi kılıcını çalınca, Kayley adındaki bir genç kız, Kör Garrett'le birlikte sevgili krallığını kurtarmak ve kılıcı bulmak için macera dolu bir yolculuğa çıkar. Bu ikili, yolları üzerinde Devon ve Cornwall adlarını taşıyan, şakacı bir iki başlı ejderhayla karşılaşırlar. Birbirinden güzel şarkılarla süslü yolculuklarında, Kayley ve Garrett dostluk ve cesaretin sınırsız gücünü keşfederler.
Ünlü beyzbol oyuncusu Lou Gehrig'in kariyeri ve hayat hikayesini anlatan bir yapım. Gehrig’in yaşamından uyarlanan The Pride Of Yankees, Amerikan erkeği açısından "duygusal sinema" dendiğinde ilk akla gelen filmlerden biridir. Gary Cooper’ın kariyerinin en başarılı performanslarından biri ile Gehrig’i canlandırdığı film, Gehrig’in konuşmasını Cooper’ın ağzından aktararak yürek burktuğu kadar, gururlandıran muazzam bir final de sunmaktadır...
Victoria Page, genç ve oldukça yetenekli bir balerindir. Güzel dansçının kariyeri, mükemmeliyetçi bir sahne yöneticisi olan Boris Lermantov'un ellerinde yükselişe geçer. Victoria, sahnede bir yıldız gibi parlarken, bunun bedelini ödeyeceğini henüz bilmemektedir. İdealist bir besteci olan Julian Craster, Red Shoes isimli bestesi ile ün yapmıştır. Victoria'ya aşık olan Julian, genç balerinin kalbini kazanır. Ancak her ikisinin de ummadığı bir düşmanları vardır. Boris Lermantov, Victoria'nın Julian ile olan beraberliğini onaylamaz. Bunun üzerine Victoria, Julian ile evlenmek için sahneleri ve Lermantov'u arkasında bırakır. Ancak bu bile onları Lermantov'un hışmından korumayacaktır.