

Popiół i diament
Akademi Onur Ödülü ile ödüllendirilmiş Polonyalı yönetmen Andrzej Wajda'nın yönettiği filmin senaryosunu 1948 tarihli aynı adlı kendi romanından Jerzy Andrzejewski uyarlayıp yazmıştır. Filmin adı, filmin kahramanının bombardımanda yıkılmış bir kilisenin duvarında gördüğü 19. yy'da yaşamış Polonyalı şair Cyprian Norwid'a ait bir şiirden gelmektedir. Şiirin dizelerinde, kömürün yüksek ısı ve basınç altında elmasa dönüşmesi olgusuna bir gönderme yapılmaktadır. Filmde, Polonya'da Nazi işgalcilere karşı bir zamanlar zorunlu olarak işbirliği yapmış olan Milliyetçi güçlerin ve Komünistlerin aralarındaki bu ittifakın artık çatırdamaya başladığı 2. Dünya Savaşı'nın son günlerinde, taşralı Milliyetçi bir militan olan Maciek (Zbigniew Cybulski) etkili bir Komünist lideri öldürmekle görevlendirilir. Görevi sırasında kaldığı otelde hayata dair farklı şeyler hissetmeye başlar, bir seçim yapıp sonuçlarına da katlanmak zorunda kalacaktır.
Türkiye'de yasal platformda bulunamadı
Bu içerik şu an seçili ülkedeki yasal platformlarda listelenmiyor.
Ortalama puan
—(0 oy)
Puan vermek için giriş yap
Yorum yapmak için giriş yap
Henüz yorum yok. İlk sen yaz!
Filmİkinci Dünya Savaşı sonrasında geçen hikaye, fakir bir babanın ve oğlunun dramını anlatıyor. Uzun süredir işsiz olan Antonio, sonunda para kazanabileceği bir iş bulur. Bisikletle dolaşıp duvarlara film afişleri asacaktır. İşinin ilk gününde bisikletini çaldıran Antonio, son ekmek kapısı olan bu bisikleti bir hırsıza kaptırmayacak ve oğluyla birlikte hırsızın peşine düşecektir.
FilmMutlak güç, mutlak yozlaşmayı getirir. Topluma önderlik eden dört insan, özel olarak seçilen genç kız ve oğlanları sistematik bir biçimde aşağılayarak onlardan yararlanır ve işkence eder... Bir dizi müstehcen öyküyle başlayan bu sefahat dolu işkence, dinsel bir tören havasının ardına gizlenmiştir. Filmin gelişimi cinsel sapıklıktan sadizme, işkenceden ölüme kadar amansızca uzanır. İşkencelerin alacağı bir zevk yoktur, acımaları da... Pasolini'nin son filminde bir ölüm kokusu, çöküş ve umutsuzluk sancıları içinde kıvranan insanlığa soyutlanmış son bir ağıt yatar. Faşizme karşı zehir zemberek bu film, kasvetli bir tür vasiyettir sanki...